Kırklareli Haberleri için yeni adresiniz! – www.40lareli.com

Kırklareli Haberleri için yeni adresiniz!

Archive for the ‘Bölgeden’ Category

Prof. Kadıoğlu’nun Gözüyle İğneadalıların Zaferi

Posted by freelance On Mart - 11 - 2010

Meteoroloji alanındaki uzmanlığıyla tanınan İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Profesör Doktor Mikdat Kadıoğlu, Hürriyet Gazetesi’ndeki köşe yazısında İğneadalı balıkçıların kazandığı hukuk zaferine yer verdi. S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi’nin yörenin doğasını mahvetme pahasına İğneada Körfezi’ne yapılması planlanan liman inşaatına karşı açtığı davayı kazanmasını konu alan yazıda İğneada’nın turizm potansiyelinden de bahsediliyor. İşte Kadıoğlu’nun ‘İğneada kömür ve çimento tozuyla değil, yumuşak turizmle kalkınmak istiyor!’ başlıklı yazısı:

Kyoto, Kopenhag protokolleri hikaye. Önemli olan gündelik hayattaki uygulamalar. Kısa vadeli düşünce tarzı ve günü kurtarma anlayışı doğal kaynaklarımızı geri döndürülemeyecek bir şekilde yok ediyor. Buna ancak halk “dur” diyebilir. İğneadalılar işte bunu başardı!

Tüm Karadeniz balıkçıları için çok önemli bir avlanma bölgesi olan İğneada Körfezi ve kıta sahanlığı, biyolojik açıdan ülkemizin en önemli balık yatakları. Ama 2007’de Kırklareli’ne bağlı Vize İlçesi’nde kurulan bir çimento fabrikasının ürünlerini ihraç etmek için Körfez’e yapılması düşünülen liman inşaatı yöreyi, yılda 120 bin kamyonun çimento ve kömür tozu taşıyacağı bir sanayi bölgesine dönüştürecek. Bu limanın, yılda en az 175 adet 2-3 bin tonluk geminin giriş çıkış yapacağı bir sanayi limanına dönüşmesi, hem doğayı hem de bu doğadan geçimini sağlayan ve de olası yumuşak turizm gelişmesi içinde yeni geçim kaynakları bulacak insanları perişan edecek bir projeden öteye geçmeyecek.

Tuhaf ÇED Raporu

Oysa Kültür ve Turizm Bakanlığı 2007 yazında İğneada bölgesini turizm alanı ilan etti, karar Resmi Gazete’de yayımlandı. İşte bu gerçekler doğrultusunda hareket eden S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi, 2007’de, Edirne İdare Mahkemesi’nde liman inşaatına karşı dava açtı. Çünkü sadece balıkçılığa vereceği zararlar açısından bile son derece basiretsizce hazırlanan liman inşaatı Çevreye Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu yanlışlarla doluydu. Bu yanlışlardan sadece birkaçı şöyle:

ÇED Raporu’nun denizle ilgili bölümünde, burada yaşadığı varsayılan ve zikredilen balıkların birçoğu gerçekte Karadeniz’de bulunmuyor. Taşıma, yükleme ve boşaltma işlemleri sırasında hava kirliliği olmayacağı belirtilmesine karşın detaylı bir hesaplama yapılmamış. Kıyı doldurmaları, doğal dengeye büyük zarar veren işlemler olmasına karşılık raporda önemsenmemiş.

Deniz balıklarıyla ilgili değerlendirme yapılmamış. Oysa bölge birçok balık türünün beslenme ve üreme alanı. Deniz açısından son derece yetersiz kalan ÇED Raporu’nda, yapılacak dolgunun doğal zenginliğe etkisi yer almıyor. Tüm limanlarda yaşanan ve deniz ekosistemini olumsuz etkileyen sürekli ve ciddi bir tehdit niteliğindeki gemi kazaları ve olası petrol sızıntıları, ÇED Raporu’nda karşı önlemlerin alınmasıyla sanki tehlike değilmiş gibi gösteriliyor.

Yat Turizmi Başlatılabilir

Taşımacılığın başlamasıyla, varolan karayolu trafiğinin yüzde 38 düzeyinde artacağı, ağır taşıt sayısının ise bu günkünün 2,5 katına çıkacağı öngörülüyor. Ancak rapordaki trafik tahminleri yanıltıcı; ayrıca oluşacak trafik baskısının, çevre ve insanlara etkisi doğru biçimde incelenmemiş. Muhtemel tepkileri önlemek için deniz dolgusunda kullanılacak malzeme ve ocaklar hakkında da yanıltıcı bilgi verilmiş. Üç kişilik bilirkişi raporuyla, halihazırdaki ÇED Raporu’nun bilimsel hatalar ve eksiklerle dolu olduğu tespit edildiğinden, Edirne İdare mahkemesi 7 Aralık 2009’da, davacı S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi lehine karar verip ÇED Raporu’nu iptal etti.

Yıldız Dağları’nın eteklerindeki İğneada Beldesi ve Milli Parkı son yıllarda pek çok koruma ve kalkınma projesiyle mercek altına alındı. Ayrıca bölge, uzun-temiz kumsalları, Avrupa’nın en büyük subasar ormanlarıyla da turistik açıdan giderek artan bir ilgi odağı haline dönüşmekte. En önemlisi de Tuna Nehri’nden inen yatların önünden geçip gittiği, yat turizmi açısından da iyi değerlendirilmemiş bir sahil beldesi. S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi, limanlarının balıkçı barınağının yanı sıra uluslararası denizcileri kabul edebilecek bir yat limanı bölümüyle geliştirilmesini, karadaki hizmet binalarının iyileştirilmesini ve böylece gerek Limanköy’ün gerekse yörenin kalkınmasında örnek olacak, kaliteli bir yumuşak turizm çalışmasının başlatılmasını istiyor. Bence çok da iyi ediyor!


Popularity: 1% [?]

Trakyalı Bir Çiftçiden Mektup

Posted by freelance On Şubat - 2 - 2010

Siyasi içerikli belgeselleri ile tanınan ünlü televizyon yapımcısı Banu Avar, Trakya üzerine oynanan tehlikeli oyunlara dikkat çektiği bir yazı kaleme aldı. İşte Avar’ın ‘Trakyalı Bir Çiftçiden Mektup’ başlıklı yazısı:

”Trakya’yı çok yakında Kıbrıs gibi bir oyunla AB’ye alacaklar. Trakya söylenildiği gibi, sanayi yarımadası değil, tarım ve çiftçilik yarımadasıdır. Sanayi dediğim, maden filizini işleyip mamül haline getirme sanatıdır. Biri böyle işletme göstersin, alnından öpeyim. Sanayi denilen fabrikalar montaj sanayisidir. En çok bir ay içinde söküp istediği yere taşıyıp monte ederler. Birbirimizi kandırmayalım. Sanayiyi kullanıp serbest bölge oluştururlar, antrepolar kurarlar. Nasılsa giriş-çıkışların denetimi yok. Devlet buralara yabancı.

Artezyenle suları çıkartıp, kola fabrikası gibi, suyu da satarlar. Fakat çiftçiye artezyenle su çıkarmak yasak. Çünkü tarlasını sulayacak suyu olmamalı. Fabrikalara filitre ya da arıtma koyulmamalı. Ağır metalli atıklarını Ergene’ye, Meriç’e bırakacaklar, Uzunköprü’de çeltikçiler tarlalarını sulamaya su bulamayacaklar. Sulasalar da ürünü kastrojen içerir diyeceksin. Ürettiğini sattırmayacaksın. Üretici tarlasını ipotek ettirip kredi çekmiş, ödeyemiyor. Tarlasını elinden yok paraya alacaksın, bankacı olarak. Fakat, sen kimsin? Yabancı banka. Tereyağdan kıl çeker gibi sahip olacaksın, bu topraklara. Ya da çiftçiyi muhtaç edeceksin, toprağı elinden almak için.

Verimli ovaların ortasından otobanlar, yüksek gerilim hatları geçireceksin. İlk önce kamulaştırma yasasını değiştirip, çıkartacaksın meclisten; milleti savunmasız bırakacaksın. Sonra otoban, tren yolu, gerilim hattı geçireceksin… Önce geçeceği yerlerden tapu kadastro geçirip mülk sahiplerinin ellerine tapuyu vereceksin. Çok varisli tarlaları, kavga çıkar sonra, başaramazsın. Yarayan arazileri kamuya bırakacaksın. Pınarhisar’ın Poyralı köyündeki 300 dekar arazi gibi… Sonra buraları satması kolay. Gerilim direği dikeceğin tarlalarının sahiplerinin hesaplarına belli meblağ yatıracaksın. Onlar nasılsa muhtaç, çekecekler parayı. Otomatik olarak, senin şartlarını kabul etmiş olacaklar.

Çiftçileri destekleme adı altında ineğini, tavuğunu, ektiği ürünü, kaç dekar olduğunu, çeşidini kayıt altına alıp, ne yapabileceğini bileceksin. Yasa çıkartacaksın, inekçilik işletmesi adı altında 2 milyon ton sütümüz varken, AB’ye uyum yasasından dolayı onlardan alır durumuna düşeceğiz. Bir çay 500 kuruşken, 1 kilo sütü 450 kuruşa satacaksın. Termik santral kuracaksın Saray’ın Sefaalan köyünde. Ya da Demirköy’de ormanın göbeğine nükleler santral kuracaksın ama, orası 1. derece sit alanı. Longoz kanyonu dünyada beş tane. İlk önce meclisi toplayıp 1. dereceden 3. dereceye düşüreceksin. Santral daha sonra. Kanyonun içindeki Rezve deresine, boru döşeyemezdin, şimdi tohum İstanbul’a giden baraja. Pabuç dere gibi dereye götürebilirsin. Sergen’e sulama barajı adı altında baraj inşa edeceksin. Sonra zamanla onu da buraya bağlayacaksın.

Trakya’nın ormandan geçinen köylerini açlığa terk edeceksin. AB/Uyum yasası diyeceksin. Fakat amacın farklı olacak. Çünkü ormanları tahrip edip yok edeceksin, devlet olarak bunu yapacaksın. Çünkü Karadeniz sahil yolu projesi çimento fabrikası Evrencik’te, oradan limana İğneada’ya borularla ya da kamyonlarla çimento taşıyacaksın. Onun için yol gerekli. Ormanı yok edeceksin, köylüler aç kalacaklarmış, önemli değil, ölsünler. Muhtaç edeceksin, köylülerin kesmesi yasal değil, onların kesmesi yasal. Tabi bu yollar otobanlar, tren yolları, havaalanı için ovaların, ormanların ortalarına taş ocakları açacaksın. Çimento fabrikası kuracaksın Evrencik’e. Ya da ihaleyle Çakıllı askeriyesini satın alacaksın. Avrupa çimento kuruluşu olarak fabrika kuracaksın Ergene su havsasının başlangıcına, ana kaynağına.

Bizim çiftçimiz artezyen vuramazken, AB fonlarını kullanıp İnece’de sulama kanalları projesi yapacaksın. Yırtık çoraplı ABD’li Wolfowitz’e açtıracaksın fakat, kimse bilemeyecek yahudi Nesim Malki’nin 3500 dönüm arazisinin olduğunu ve sulama kanallarının buralardan geçtiğini. Dinler arası diyalog çerçevesinde Fener Rum Patriği Kıyıköy’ü Ayayorgi kilisesini ziyaret edecek. İnsanlar bilmeyecek Papaz Bartelemos’un ayak bastığı yerlerin kutsal sayılacağını. Foyası sonra çıkacak.

Doğalgaza zam yapacaksın, gübre fiyatları fırlasın diye. Malkara, Keşan, Hayrobolu, Edirne, Burgaz, Alpullu pancar eker geçimini sağlar. Olur mu! Pancara kota koyacaksın. Muhtaç edeceksin. Eğitim sistemini taşımalıya çevireceksin. İnsanları 50 kişilik sınıflara sokup, köydeki okulları satacaksın. Köylü çocuklarını okumamaya zorlayacaksın. Vize Soğucak’ta havaalanı kuracaksın. Fakat birileri buralarda bağcılık yapacağız diye, yok paralara satın alacak , köylüler bakacak. Türk’ün başka gidecek yeri yok. Bir Yunanın, bir Rumun, bir Almanın, bir Fransızın var ama, bizim yok. Topraklarımıza vatanımıza, milletimize sahip çıkalım.

Devletimiz büyük ise fert olarak biz de büyüğüz. Trakya’da çok yakında Pomak etnik kökenine de oynayacaklar. Bunlar insanları, toprakları bölmek için. Sıra bence buralarda. Devlet kendi eli ile vakıf yasası çıkarttı. 160 tane vakıf arazisi yapısı, özerkliğini almak için bekliyor. İstanbul’u eski İstanbul yapacaklarmış. Sanayi dediklerini Trakya’ya taşıyorlar. Çerkezköy de ticaret merkezi olacakmış. İstanbul’u Trakya’ya taşıyorlar. Kırklareli için beş yıl sonra 350-400 bin nüfustan bahsediyorlar. Topçuköy-Cevizköy arasındaki Koçka merası sanayiye açılıyor. Kırklareli zaten öyle. Çorlu-Çerkezköy uçmuş zaten. İstanbul’dan göç edenlerin yerine zengin yahudiler, yabancılar gelecekler. Yani, Bizansın temelleri atılayor. Kadir Topbaş projesi Edirne, Tekirdağ, Kırklareli valilerinden komisyon oluşturacaksın. Büyük ölçekli araziler üzerine proje yapacaksın. Koçka, Poyralı’daki gibi, küçük ölçeklileri belediyelere bırakacaksın. Uymayan belediyeleri afaroz edeceksin.

Hamdi Sedefçi gibi, Edirne belediye başkanı bir çiftçiye gen bankası kurdurmayacaksın. Çünkü tohumu satacaksın, 1 kilo domates tohumu 25o milyar. Ne lazım! Bu arazi şartlarına ve iklime uygun tohum yetiştirirsin sonra. Olmaz. O, satacak para kazanacak. Tohum verecek, hastalıklı. Topraklarında türlü türlü yabancı otlar çıkacak. Sonra da zirai ilaç satacak. Çünkü dahası hasta olacak, verimsizleşecek. Çiftçi zirai mücadele edemez hale gelecek, bir ürün yetiştiremeyecek. Borcu da var. Tarlasını, toprağını yok pahasına satacak. Önceden şehirdekini köylüler beslerdi, efendiydiler. Fakat artık, köylüler de satın alıyor ne yazık ki.

Ne hikmetse, İpsala gümrük kapısından bir türlü kaçak hayvan geçişi engellenemedi. Yetiştirilen hayvanlar zararına satılıyor. Avrupa’dan yaşlı-hastalıklı inekler ithal ediliyor damızlık diye. Çok yazık. Çiftçiye Artezyen vurmak yasak çünkü, Asilbey’de lahana, Bayramdere’de karpuz, Deveçatağı’nda kabak, Kaynarca’da domates biber, Alpullu’da pancar yetiştirilecek, olur mu! Ama, sanayiceye fabrikacıya 250-400 metreye kadar serbest, onlarsız olmazmış. Yer altı suları tükenecek yakında. Bilimciler diyorlar, haklılar da. Hamitabat-doğalgaz, Evrencik-çimento, Pınarhisar-çimento-kireç fabrikalarından dolayı, Trakya’ya yağmur yağmıyormuş, yoğunluk olmuyormuş.. Doğru..”

Popularity: 4% [?]

Deplasmanlı Amatör Lig Kriterleri Şekillendi

Posted by zdinckol On Kasım - 11 - 2009

Amatör Lig6 ve 7 Kasım tarihlerinde Antalya Palace Hotelde yapılan TFF Amatör Kurul toplantısınde Deplasmanlı Amatör Lig için tavsiye kararları alındı. Büyük olasılıkla kabul edilmesi beklenen tavsiye kararları ise şöyle…

2010 / 2011 Sezonunda uygulanması düşünülen Deplasmanlı Amatör ligi hakkında yapılan görüşmelerdeki çıkan tavsiyeler neticesinde bazı kriterler belirlendi. Bunlar şöyle:

1. Kendisine ait çim veya suni çim sahası, standartlara uygun tesisleri olmalı.
2. Müsabaka Hakemleri, Müsabakası olan takımların bulunduğu illerin dışından gelmeli.
3. U-19 Ligine mutlaka katılmalı, bunun haricinde en az iki alt yapı liglerine katılmalı.
4. Bölgelerdeki kulüp sayıları dikkate alınarak gruplar yapılmalı.
5. Gruplardaki, takım sayıları en az 8 en çok 12 takımdan oluşmalı.
6. En az B Lisanslı çalıştırıcı olmalıdır.
7. Sezon başında, sahanın hazırlanması, güvenlik ve sağlık hizmetlerinin yeterince sağlanamaması durumunda ligden çıkarılacağına veya hükmen yenik sayılacağına dair (para cezası olabilir) taahhüt alınmalıdır.
8. Uygun görülecek şans oyunlarında(iddaa programında)yer alınması sağlanmalı.
9. Merkezi isim veya benzeri sponsorlar bulunmalı.
10. TFF tarafından deplasman veya diğer giderleri için maddi destek verilmeli.
11.Aynı ilde aynı grupta illerdeki takım sayılarına göre en fazla 2 veya 3 takım olmalı (İstanbul en fazla 4’er olmalı )
12. Takımların birer masör ve sağlıkçısı olmalı.
13. Amatörlerdeki yaş uygulaması aynen bu ligde de uygulanmalı.
14. Yabancı uyruklu 2 sporcu oynatabilmeli.
15. Profesyonel sözleşmeli 4 sporcu oynatabilmeli.
16. Amatör Kurul içerisinden oluşacak 5 kişilik tertip kurulu oluşturulmalı.
17. Disiplin işleri Amatör Futbol Disiplin Kurulu tarafından yürütülmeli.
18. Müsabakalar çift devreli lig puan usulüne göre oynatılmalı.
19. Müsabaka programı yapılırken ilgili ilin ASKF başkanı futbol il temsilcisinin görüşü alınarak yapılmalı.
20. Bu ligde mücadele eden sporcuların özel sağlık sigortaları kulüp tarafından yapılmalı.
21. Müsabakalara temsilci atanmalı.
22. Gruplarda ilk sırayı alan takımların TFF belirleyeceği kıstaslara göre bir üst lige çıkar.
23. Gruplarda son iki sırayı alan takımların bir alt lige düşürülür.
24. Düşen takımlar hangi ilden düşmüş ise o ilden takım sayısına göre, takım çıkarılır.
25. Aynı ilde aynı grupta ligi üst sıralarda bitiren takım bir sonraki sezon aynı lige devam etmeli, alt sırada bitiren takım veya takımlar kendi ilindeki en üst ligde bitiren takımlar ile play-off oynarlar. (Hangi sıralamanın ‘üst’ kabul edileceği, hangi sıralamanın altında kalanların play-off oynayacağı daha sona belli olacak)
26. Tek takımla katılan ve ligi aradaki sıralarda bitiren takım kendi ilindeki büyükler kategorisindeki şampiyon takımla elemeli müsabaka yapar eleyen takım üst lige çıkar.

Popularity: 19% [?]

Bilge Köyü İsyanı

Posted by freelance On Ekim - 29 - 2009

Tutkun Kent SitesiMardin Bilge Köyü katliamından kurtulan vatandaşların Kırklareli’ne yerleştirilecekleri yönünde haberlerin çıkması, kent halkını tedirgin etti. Birlik olarak Kırklareli Belediye Başkanı Cavit Çağlayan’ın kapısını çalan 12 mahallenin muhtarı, taşınmaya tepki gösterirken, “Halkımız kan davasının buraya sıçramasından korkuyor” dedi.

Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Bilge Köyü’nde 44 kişinin hayatını kaybettiği katliamla ilgili mahkeme süreci devam ederken, İçişleri Bakanlığı yürüttüğü gizli bir projeyle köyde kalan yaklaşık 90 kişiyi can güvenliği gerekçesiyle Trakya’da bir şehire taşımak için harekete geçti. Bilge Köyü halkı için Kırklareli’nin İstasyon Mahallesi’nde bir yıl önce yapılan bir site seçildi. Sitedeki bazı daireler köylüler için hazırlandı. Ancak olay duyulunca hem sitede oturanlar hem de İstasyon Mahallesi sakinleri korkuya kapıldı. Bilge köyü halkının gelişini duyan kentteki diğer mahalle sakinleri de durumdan rahatsız oldu. Kent merkezine bağlı 12 mahallenin hepsinde halk tedirgin.

Milliyet için bir araya gelen 8 mahalle muhtarı, Bilgelilerin gelmesini istemediklerini söyledi. Köylülerin yerleştirilmesi planlanan Tutkun Kent Sitesi’nin bulunduğu İstasyon Mahallesi Muhtarı Rahmi Ketbağa, olayı 15-20 gün önce duyduklarını belirterek, “Neden burası seçildi, anlayabilmiş değiliz. Herkes tedirgin. Taşınmayı düşünenler bile var” dedi.

‘Çocuklarımız da vurulacak’

Pınar Mahallesi Muhtarı Necati Bekil de, “Onların gelmesindeki en büyük sıkıntımız kan davalı olmaları. Kırklareli halkı huzursuz olacak. Buraya gelmeleriyle yarın öbür gün kan davalıları gelecek. Onların yanı sıra belki çoluk çocuğumuz da vurulacak” dedi. Demirtaş Mahallesi Muhtarı Serdar Kocabalta ise köylülerin gelişiyle kentin en büyük sorunlarından biri olan işsizliğin daha da büyüyeceğini öne sürerek, “Burada insanlar sabah amelelik, hamallık için sıraya giriyor. Yarın öbür gün bizim insanlarımız dururken bir de onlara iş vermeye çalışırlarsa vay halimize” diye konuştu. Doğu Mahallesi Muhtarı Enver Akış da köylülerin büyük kentlere dağıtılması gerektiğini söyledi.

Site sakinleri korku içinde

Tutkun Kent Sitesi’nin sakinlerinden ev kadını Sibel Balkan eşi ve bir çocuğuyla 6 ay önce siteye taşındığını belirterek, şöyle konuştu: “Buradaki insanları huzursuz etmeye hakları yok. Güvenlik amacıyla buraya getirileceklerse onlar yüzünden biz de güvenliğimizi kaybedeceğiz. Çocuklarımızı sokağa çıkarmaya çekineceğiz.” Adını vermek istemeyen bir başka site sakini ise köylülerin gelmesi halinde başka bir yere taşınabileceğini vurguladı.

Belediye Başkanı’nın kapısını çaldılar

Mahalle muhtarları birlik olarak geçtiğimiz günlerde Kırklareli Belediye Başkanı Cavit Çağlayan’ın kapısını çaldı. Başkan Çağlayan, kendilerinin de durumdan rahatsız olduklarını, muhtarlar ve halkla aynı tereddütleri paylaştığını söyledi.

Kaynak: Milliyet Gazetesi

Popularity: 24% [?]

Masa Tenisi’nde 1. Lig’deyiz

Posted by freelance On Ekim - 23 - 2009

Masa TenisiKırklareli Gençlikspor Bayan Masa Tenisi Takımı, ilimizi Türkiye Masa Tenisi 1. Ligi’nde temsil edecek. Yıllardır süren sabırlı ve düzenli çalışmalar neticesinde 1. Lig’e yükselen takımımız bu ligdeki mücadelesine 24-25 Ekim 2009 tarihlerindeki ilk etap maçları ile başlayacak.

Lüleburgaz Masa Tenisi İhtisas Kulübü Erkek Takımı ve Lüleburgaz Özel Esen Tıp Merkezi Bayan Masa Tenisi Takımlarından sonra, Kırklareli Gençlikspor Bayan Masa Tenisi Takımımız da ilimizi Masa Tenisi 1.liginde temsil edecek. Kırklareli’nin bu üç takımla temsil edileceği Türkiye Masa Tenisi 1.Lig ilk etap maçları yarın Bursa’da bulunan Dikkaldırım Spor Salonu’nda oynanacak. 16 erkek, 16 bayan takımının katılacağı ilk etap maçlarında mücadele edecek olan Gençlikspor Bayan Masa Tenisi Takımımızda henüz minikler kategorisinde bulunan Damla Üzer, Aysu Aygün ve Seda Birler kendilerinden yaşça büyük rakiplerine karşı ter dökecekler.

Lüleburgaz Masa Tenisi ihtisas Kulübü Erkek ve Özel Esen Tıp Merkezi Bayan, Kırklareli Gençlik Spor Bayan takımları ilimizi 1.ligde temsil etmektedirler.

Popularity: 13% [?]

Deplasmanlı Amatör Lig hakkında..

Posted by zdinckol On Ekim - 22 - 2009

71085101Yerel futbol sitesinin sahibi Efkan Bucak, Radikal Gazetesi’ndeki son yazısında, Deplasmanlı Amatör Lig ve 3. Lig terfi maçlarındaki belirsizliği ele aldı.

Gelecek sezondan itibaren Deplasmanlı Amatör Lig’in hayata geçirileceğini, 3. Lig’inse kaldırılacağını yazmıştık. Gelin görün ki, gelecek sezon başlayacağı açıklanan bu lig hakkında spor kamuoyuna açıklanmış henüz hiçbir şey yok. Ne zaman başlayacak, statüsü nedir, 3. Lig ne olacak gibi soruların yanıtı verilmiş değil. Oysa
normalde gelecek sezon başlayacak bir ligle ilgili her şeyin belli olması, herkesin programını ona göre yapması gerek, değil mi?

Ne yazık ki Türkiye Futbol Federasyonu amatör futbolu hiç önemsemiyormuş gibi davranıyor. İl temsilcilikleri ellerinden geleni bir noktada yapmaya çalışsalar da sonuçta onlar da merkeze bağlılar. Yaklaşık beş yıldır amatör futbolla yakından ilgiliyim ve şunu gördüm ki TFF, amatör futbolla ilgili her şeyi son ana bırakıyor (Gerçi biz Türkler genel olarak her şeyi son ana bırakmayı severiz ya neyse). Camiada sürekli
bir soru hali içinde. Örneğin geçmiş senelerdeki 3. Lig terfi maçlarının tarih ve grupları…
Sezona başlarken bu tarihleri belirlemeniz gerekir değil mi? Doğrusu bu, ancak Türkiye’de işler böyle yürümüyor. Tarih ve gruplar bir türlü belirlenmiyor, maçların başlamasına bir hafta kala açıklanıyor. Geçen sezon “Efkan terfiler ne zaman belli oluyor?” sorusuna yanıt vermekten bir hal olmuştum.

Deplasmanlı Amatör Lig de böyle. Şu anda amatördeki takımların hiçbiri sezon sonunda tam olarak ne olacağını bilmiyor. 3. Lig terfi maçları düzenlenecek mi? Bazı illerde temsilcilikler ve amatör spor kulüpleri federasyonları üyelerine ‘Evet düzenlenecek’ diyor, bazı illerde kulüplere ‘Hayır olmayacak’ deniyor. Kulüpler de sezon sonu hedeflerini açıklarken kararsız. Örneğin bir başkan demeç verirken “Hedefimiz bu sene 3. Lig” diyor ama 3. Lig’e teknik olarak yükselme şansı var mı, o da bilmiyor.

UEFA’yı örnek vereyim. Intertoto Kupası’nın olduğu yıllarda daha aylar önce hangi ülkenin takımının hangi turda kiminle oynayacağı bile belliydi. Bunu TFF de yapabilir. Tamam bazı konularda hâlâ belirsizlikler hâkim, güvenlik
konusunda bazı illerin kaygılarını dile getirdiğini biliyoruz ancak ne olursa olsun şu içinde bulunduğumuz dönemde tüm kulüplere 3. Lig ve Deplasmanlı Amatör Lig’in statüsü açıklanmalıydı. Kulüpler buna göre yatırım yapıyor, ancak şu anda körebe misali ilerliyorlar.

Deplasmanlı Amatör Lig kararında TFF’yi destekliyorum, çok yerinde bir uygulama olacak ancak bunun temeli attılar sadece, daha ortada kaba inşaat bile yok. TFF amatör kurulunun bir an önce toplanıp bunu karara bağlaması şart. Tüm kulüplerin şu anda TFF’yi beklediğini unutmayın.

NOT: Bu yazı 20 Ekim Salı günü Radikal Gazetesi’nde yayınlanmıştır.

Popularity: 20% [?]

“Kırklareli’ne dışarıdan köpek getiriyorlar”

Posted by zdinckol On Ağustos - 25 - 2009

20090825-32642Kırklareli Belediyesi, yaptığı açıklamada son beş yılda 700 sokak köpeğini kısırlaştırdığını kaydetti. Kırklareli Belediyesi Basın Yayın ve Halkla Ilişkiler Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, Belediye sınırları dışından Kırklareli’ne köpek getirilerek, boş arazilere bırakıldığı bunun da Kırklareli’nde sahipsiz köpek sayısını arttırdığı ileri sürüldü.

Açıklamada, ”Sorun, belediye sınırları dışında sokak hayvanlarıyla ilgili bir çalışma yapılmamasından ve kurumumuzun yetki sınırları dışında kısırlaştırılması ve aşılanması yapılmamış sokak hayvanlarının belediye sınırları içerisine bırakılmasından kaynaklanmaktadır.

Son beş yılda belediye olarak 700 sokak köpeğini kısırlaştırdık” denildi.

Sahipsiz köpekler konusunda diğer kamu kurum ve kuruluşlarının desteğine ihtiyaç duyulduğunun ifade edildiği açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Şehrimize il dışından köpek gelişlerinin önlenmesi konusu kurumumuz yetkilerini aşmaktadır. Dolayısıyla sorunun dile getirildiği Il Hıfzıssıhha toplantılarında, katılımcı olan diğer kurumlardan sorunun çözümü için işbirliği talep etmekteyiz. Amacımız, ilimizin sorunu olan bu konuda, Il Hıfzıssıhha toplantılarına katılan kurumların, yetkimizi aşan konularda yardımını alarak soruna çözüm bulabilmek.”

Popularity: 14% [?]

20090824-31141Kırklareli, Aşağıpınar mevkisinde Neolotik döneme ait arkeolojik kazılarda figürinler, boncuklar, yassı baltalar, kemikten yapılmış mühür, kilden yapılmış sapan taneleri, öğütme taşları, çanak, çömlekler bulundu.

Istanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Prehistorik Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özdoğan başkanlığında, 1993 yılından bu yana aralıklarla devam eden arkeolojik kazıların bu yılki çalışmalarına, İstanbul Üniversitesinden araştırma görevlileri ve öğrenciler ile Kırklareli’nden 65 genç katılıyor.

Bir süre önce başlayan kazılarda, figürinler, boncuklar, yassı baltalar, kemikten yapılmış mühür, kilden yapılmış sapan taneleri, öğütme taşları, çanak, çömlek çıktı.

Çalışmalara 10 yıldır katılan araştırmacıların bulunduğunu, tüm ekibin özveri ile Kırklareli’nin 7 bin yıllık tarihini ortaya çıkarmaya çalıştığını ifade eden Özdoğan, kazının 3 yıl daha devam edeceğini bildirdi.

-KIRKLARELI AVRUPA KÜLTÜR BÖLGESINDE GEÇIŞ NOKTASI-

Anadolu kültür bölgesi ile Avrupa kültür bölgesinde, Kırklareli’nin bir geçiş ve bağlantı noktası olduğunu vurgulayan Özdoğan, asıl amaçlarının, ”iki bölge arasındaki ilişkileri anlamak ve bunları uygarlık tarihine katmak” olduğunu söyledi.

Kazı çalışmaları hakkında da bilgi veren Özdoğan, şöyle devam etti:

“’Kazı çalışmalarına 16 yıl önce Aşağıpınar ve Kanlıgeçit’te başladık. O günden beri çalışmalarımız devam ediyor. Çok değişik dönemlere ait kalıntıları ortaya çıkarıyoruz. Bu yılki çalışmalarımız eylül ayının sonuna kadar devam edecek. Çalışmalarımızla bir yandan kültür sektörü projesini ayakta tutmaya çalışıyoruz, bir yandan da belgeleme çalışmalarını, yani köy mimarilerini, sivil mimariyi bölgenin jeolojik durumunu belgelemeye çalışıyoruz.

Kazıların sonucunda, burada ne gibi bir süreç yaşandı. Köylünün, çiftçinin yaşamı, iklimi, buradaki ilk yerleşim nasıldı, ne gibi teknolojiler vardı? Yani tarım, çiftçi, köy yaşantısını, bitki kalıntılarını gün yüzüne çıkarmaya çalışıyoruz. Burada uzun süren bir yaşantı var. Bu nasıl bir yaşam, doğal çevre nasıl, iklim nasıl, buradaki ilk yerleşim nasıl oluştu, hangi bölgelerle iletişim içindeydi, ne gibi teknolojiler vardı, bunları da öğrenmeye çalışıyoruz. Son bulunan eserler bizleri sevindirdi.”

SAMANLIKTA KÖY MÜZESI-

Kazılarda, bugüne kadar elde edilen eserlerin bir kısmının Kırklareli Müzesinde sergilendiğini ifade eden Özdoğan, bu eserlerin fotoğrafları ve kazı planları ile kazı alanındaki Neolotik döneme ait ev ve yaşam tarzının maketlerinin kazı alanı yakınında kurulan iki samanlıkta sergilendiğini bildirdi.

Özdoğan, samanlık müze ile ilgili de şunları söyledi:

”Kazı alanından çıkardığımız eserleri, bu iki samanlıkta halka sergiliyor ve halkın anlayabileceği şekilde gösteriyoruz. Burada, ahşap yapıların tarihi dokusu ve içerisinde nasıl yaşandığını anlatmaya çalıştık. Bu sergide yaklaşımımız, halkın anlayabileceği tarzdan, bilimsel terminoloji kullanmadan Kırklareli’nin geçmişini, uygarlık tarihine katkısını ve ilk yaşamın nasıl olduğunu göstermek.”

Her iki samanlıkta açtığı sergiye bir tür ‘köy müzesi’ adını veren ve bunun yurt dışında örneklerinin bulunduğunu ifade eden Özdoğan, Ahmetçe köyünde de büyük bir araştırma merkezi kurduklarını kaydetti.

Popularity: 24% [?]

Kırklareli’ne daha elverişli bir müze şart

Posted by zdinckol On Ağustos - 21 - 2009

20090821-35116İlimizde Cumhuriyetin ilk yıllarında Belediye Başkanlığı binası olarak hizmet veren 1894 yapımı tarihi Kırklareli Müzesi’nde kayıtlı 5 bin 337 tarihi eser bulunmasına rağmen, binanın yetersizliği nedeniyle bunlardan ancak 605′i sergilenebiliyor.

Yetkililer yaptıkları açıklamada, Kırklareli’ne yeterli bir müze binası yapılmasının şart olduğunu söylediler.

Müzede sergilenenlerin, arkeolojik, etnografik ve sikkelerle benzeri eserlerden oluştuğunu ifade eden yetkililer, müzede halen kayıtlı bulunan 2 bin 525 sikkeden 72’sinin, 2 bin 157 olan arkeolojik eserden 323′ünün ve 655 olan etnografik eserden de ancak 210′unun teşhir edilebildiğini kaydettiler. Diğerleri ise depoda bekletiliyor.

Müzede yer alan eserlerin çoğu, Kırklareli ve çevre ilçelerdeki kazılardan elde edilmiş ve hemen hepsi nadir eserler arasında yer alıyor.

Müzemizdeki eserlerin önemli bölümü Neolotik, Kalkolotik, Prehistorik döneme ait. Dolayısıyla bunların tarihi M.Ö. 5 bin 800 ile 6 bin 800′e kadar inebiliyor. Bu dönemde demir, bakır, seramik ve cam gibi materyaller kullanılmıyordu. Insanlar o dönemde henüz madenle tanışmadığı için eserler, toprak, taş, kemik ve ağaçtan oluşuyor.

Müzemizde ayrıca, Roma dönemine ait çok değerli mermer heykel, sütun ve lahitler var. Bunlar da genellikle M.S II. yüzyıla ait eserler. Roma dönemi öncesine ve sonrasına ait eserler bakımından Vize ilçesi oldukça zengin. Çünkü Vize, Traklara başkentlik yapmış bir yerleşim birimi. Trakya’da başkentlik yapan iki önemli şehir var. Bunlardan ilki Vize diğeri de Osmanlı’nın başkenti olan Edirne.

Kırklareli müzesinde ilgi çeken bir başka eser de Pınarhisar ilçesine bağlı Poyralı köyünde, bir çiftçinin tarlasında çift sürerken bulduğu erzak küpü. Bunun yanında Müzemizde; Kırklareli’nin düşman işgalinden kurtuluşunda önemli görevler üstlenen bazı komutanların özel silah ve eşyaları da sergileniyor.

Popularity: 14% [?]

20090821-34805Akıbeti yılan hikayesine dönen Kırklareli TOKI, meydana gelen olaylarla gündemi meşgul ede dursun, buradan ev sahibi olmak isteyen vatandaşlar da artık çareyi haklarını satmakta aramaya başladı. Inşaatın ihalesini alan 2 firmanın iflasının ardından TOKI’nin ihaleyi tek taraflı feshetmesi inşaatın tamamen durmasına sebep oldu. Geçtiğimiz aylarda ihalenin üçüncü bir firmaya verilmesiyle tekrar devam edeceği ümidi doğan TOKI’de alacaklarını tahsil edemeyen müteahhit firma çalışanlarının başlattığı eylem inşaat çalışmalarının devam ettirilmesini bir müddet engelledi.

Tüm bunlar yaşanırken Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in Ocak 2010’da biteceği sözünü verdiği Kırklareli TOKI’de görünen o ki umutlar çoktan tükenmiş.

Bu konuda mağdur olan birçok vatandaşın 2010’un Ocak ayında bitmesine imkansız gözüyle baktığı TOKI’de artık devir ilanları gündeme gelmeye başladı.

Kırklareli’nin değişik yerlerine asılan ilanlarda “TOKI Devir (3+1) 120 m2” yazısı görülüyor ve altta ise müracaat telefonu yazıyor.

Popularity: 11% [?]