Kırklareli Haberleri için yeni adresiniz! – www.40lareli.com

Kırklareli Haberleri için yeni adresiniz!

Archive for the ‘Güncel’ Category

Prof. Kadıoğlu’nun Gözüyle İğneadalıların Zaferi

Posted by freelance On Mart - 11 - 2010

Meteoroloji alanındaki uzmanlığıyla tanınan İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Profesör Doktor Mikdat Kadıoğlu, Hürriyet Gazetesi’ndeki köşe yazısında İğneadalı balıkçıların kazandığı hukuk zaferine yer verdi. S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi’nin yörenin doğasını mahvetme pahasına İğneada Körfezi’ne yapılması planlanan liman inşaatına karşı açtığı davayı kazanmasını konu alan yazıda İğneada’nın turizm potansiyelinden de bahsediliyor. İşte Kadıoğlu’nun ‘İğneada kömür ve çimento tozuyla değil, yumuşak turizmle kalkınmak istiyor!’ başlıklı yazısı:

Kyoto, Kopenhag protokolleri hikaye. Önemli olan gündelik hayattaki uygulamalar. Kısa vadeli düşünce tarzı ve günü kurtarma anlayışı doğal kaynaklarımızı geri döndürülemeyecek bir şekilde yok ediyor. Buna ancak halk “dur” diyebilir. İğneadalılar işte bunu başardı!

Tüm Karadeniz balıkçıları için çok önemli bir avlanma bölgesi olan İğneada Körfezi ve kıta sahanlığı, biyolojik açıdan ülkemizin en önemli balık yatakları. Ama 2007’de Kırklareli’ne bağlı Vize İlçesi’nde kurulan bir çimento fabrikasının ürünlerini ihraç etmek için Körfez’e yapılması düşünülen liman inşaatı yöreyi, yılda 120 bin kamyonun çimento ve kömür tozu taşıyacağı bir sanayi bölgesine dönüştürecek. Bu limanın, yılda en az 175 adet 2-3 bin tonluk geminin giriş çıkış yapacağı bir sanayi limanına dönüşmesi, hem doğayı hem de bu doğadan geçimini sağlayan ve de olası yumuşak turizm gelişmesi içinde yeni geçim kaynakları bulacak insanları perişan edecek bir projeden öteye geçmeyecek.

Tuhaf ÇED Raporu

Oysa Kültür ve Turizm Bakanlığı 2007 yazında İğneada bölgesini turizm alanı ilan etti, karar Resmi Gazete’de yayımlandı. İşte bu gerçekler doğrultusunda hareket eden S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi, 2007’de, Edirne İdare Mahkemesi’nde liman inşaatına karşı dava açtı. Çünkü sadece balıkçılığa vereceği zararlar açısından bile son derece basiretsizce hazırlanan liman inşaatı Çevreye Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu yanlışlarla doluydu. Bu yanlışlardan sadece birkaçı şöyle:

ÇED Raporu’nun denizle ilgili bölümünde, burada yaşadığı varsayılan ve zikredilen balıkların birçoğu gerçekte Karadeniz’de bulunmuyor. Taşıma, yükleme ve boşaltma işlemleri sırasında hava kirliliği olmayacağı belirtilmesine karşın detaylı bir hesaplama yapılmamış. Kıyı doldurmaları, doğal dengeye büyük zarar veren işlemler olmasına karşılık raporda önemsenmemiş.

Deniz balıklarıyla ilgili değerlendirme yapılmamış. Oysa bölge birçok balık türünün beslenme ve üreme alanı. Deniz açısından son derece yetersiz kalan ÇED Raporu’nda, yapılacak dolgunun doğal zenginliğe etkisi yer almıyor. Tüm limanlarda yaşanan ve deniz ekosistemini olumsuz etkileyen sürekli ve ciddi bir tehdit niteliğindeki gemi kazaları ve olası petrol sızıntıları, ÇED Raporu’nda karşı önlemlerin alınmasıyla sanki tehlike değilmiş gibi gösteriliyor.

Yat Turizmi Başlatılabilir

Taşımacılığın başlamasıyla, varolan karayolu trafiğinin yüzde 38 düzeyinde artacağı, ağır taşıt sayısının ise bu günkünün 2,5 katına çıkacağı öngörülüyor. Ancak rapordaki trafik tahminleri yanıltıcı; ayrıca oluşacak trafik baskısının, çevre ve insanlara etkisi doğru biçimde incelenmemiş. Muhtemel tepkileri önlemek için deniz dolgusunda kullanılacak malzeme ve ocaklar hakkında da yanıltıcı bilgi verilmiş. Üç kişilik bilirkişi raporuyla, halihazırdaki ÇED Raporu’nun bilimsel hatalar ve eksiklerle dolu olduğu tespit edildiğinden, Edirne İdare mahkemesi 7 Aralık 2009’da, davacı S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi lehine karar verip ÇED Raporu’nu iptal etti.

Yıldız Dağları’nın eteklerindeki İğneada Beldesi ve Milli Parkı son yıllarda pek çok koruma ve kalkınma projesiyle mercek altına alındı. Ayrıca bölge, uzun-temiz kumsalları, Avrupa’nın en büyük subasar ormanlarıyla da turistik açıdan giderek artan bir ilgi odağı haline dönüşmekte. En önemlisi de Tuna Nehri’nden inen yatların önünden geçip gittiği, yat turizmi açısından da iyi değerlendirilmemiş bir sahil beldesi. S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi, limanlarının balıkçı barınağının yanı sıra uluslararası denizcileri kabul edebilecek bir yat limanı bölümüyle geliştirilmesini, karadaki hizmet binalarının iyileştirilmesini ve böylece gerek Limanköy’ün gerekse yörenin kalkınmasında örnek olacak, kaliteli bir yumuşak turizm çalışmasının başlatılmasını istiyor. Bence çok da iyi ediyor!


Popularity: 1% [?]

Trakyalı Bir Çiftçiden Mektup

Posted by freelance On Şubat - 2 - 2010

Siyasi içerikli belgeselleri ile tanınan ünlü televizyon yapımcısı Banu Avar, Trakya üzerine oynanan tehlikeli oyunlara dikkat çektiği bir yazı kaleme aldı. İşte Avar’ın ‘Trakyalı Bir Çiftçiden Mektup’ başlıklı yazısı:

”Trakya’yı çok yakında Kıbrıs gibi bir oyunla AB’ye alacaklar. Trakya söylenildiği gibi, sanayi yarımadası değil, tarım ve çiftçilik yarımadasıdır. Sanayi dediğim, maden filizini işleyip mamül haline getirme sanatıdır. Biri böyle işletme göstersin, alnından öpeyim. Sanayi denilen fabrikalar montaj sanayisidir. En çok bir ay içinde söküp istediği yere taşıyıp monte ederler. Birbirimizi kandırmayalım. Sanayiyi kullanıp serbest bölge oluştururlar, antrepolar kurarlar. Nasılsa giriş-çıkışların denetimi yok. Devlet buralara yabancı.

Artezyenle suları çıkartıp, kola fabrikası gibi, suyu da satarlar. Fakat çiftçiye artezyenle su çıkarmak yasak. Çünkü tarlasını sulayacak suyu olmamalı. Fabrikalara filitre ya da arıtma koyulmamalı. Ağır metalli atıklarını Ergene’ye, Meriç’e bırakacaklar, Uzunköprü’de çeltikçiler tarlalarını sulamaya su bulamayacaklar. Sulasalar da ürünü kastrojen içerir diyeceksin. Ürettiğini sattırmayacaksın. Üretici tarlasını ipotek ettirip kredi çekmiş, ödeyemiyor. Tarlasını elinden yok paraya alacaksın, bankacı olarak. Fakat, sen kimsin? Yabancı banka. Tereyağdan kıl çeker gibi sahip olacaksın, bu topraklara. Ya da çiftçiyi muhtaç edeceksin, toprağı elinden almak için.

Verimli ovaların ortasından otobanlar, yüksek gerilim hatları geçireceksin. İlk önce kamulaştırma yasasını değiştirip, çıkartacaksın meclisten; milleti savunmasız bırakacaksın. Sonra otoban, tren yolu, gerilim hattı geçireceksin… Önce geçeceği yerlerden tapu kadastro geçirip mülk sahiplerinin ellerine tapuyu vereceksin. Çok varisli tarlaları, kavga çıkar sonra, başaramazsın. Yarayan arazileri kamuya bırakacaksın. Pınarhisar’ın Poyralı köyündeki 300 dekar arazi gibi… Sonra buraları satması kolay. Gerilim direği dikeceğin tarlalarının sahiplerinin hesaplarına belli meblağ yatıracaksın. Onlar nasılsa muhtaç, çekecekler parayı. Otomatik olarak, senin şartlarını kabul etmiş olacaklar.

Çiftçileri destekleme adı altında ineğini, tavuğunu, ektiği ürünü, kaç dekar olduğunu, çeşidini kayıt altına alıp, ne yapabileceğini bileceksin. Yasa çıkartacaksın, inekçilik işletmesi adı altında 2 milyon ton sütümüz varken, AB’ye uyum yasasından dolayı onlardan alır durumuna düşeceğiz. Bir çay 500 kuruşken, 1 kilo sütü 450 kuruşa satacaksın. Termik santral kuracaksın Saray’ın Sefaalan köyünde. Ya da Demirköy’de ormanın göbeğine nükleler santral kuracaksın ama, orası 1. derece sit alanı. Longoz kanyonu dünyada beş tane. İlk önce meclisi toplayıp 1. dereceden 3. dereceye düşüreceksin. Santral daha sonra. Kanyonun içindeki Rezve deresine, boru döşeyemezdin, şimdi tohum İstanbul’a giden baraja. Pabuç dere gibi dereye götürebilirsin. Sergen’e sulama barajı adı altında baraj inşa edeceksin. Sonra zamanla onu da buraya bağlayacaksın.

Trakya’nın ormandan geçinen köylerini açlığa terk edeceksin. AB/Uyum yasası diyeceksin. Fakat amacın farklı olacak. Çünkü ormanları tahrip edip yok edeceksin, devlet olarak bunu yapacaksın. Çünkü Karadeniz sahil yolu projesi çimento fabrikası Evrencik’te, oradan limana İğneada’ya borularla ya da kamyonlarla çimento taşıyacaksın. Onun için yol gerekli. Ormanı yok edeceksin, köylüler aç kalacaklarmış, önemli değil, ölsünler. Muhtaç edeceksin, köylülerin kesmesi yasal değil, onların kesmesi yasal. Tabi bu yollar otobanlar, tren yolları, havaalanı için ovaların, ormanların ortalarına taş ocakları açacaksın. Çimento fabrikası kuracaksın Evrencik’e. Ya da ihaleyle Çakıllı askeriyesini satın alacaksın. Avrupa çimento kuruluşu olarak fabrika kuracaksın Ergene su havsasının başlangıcına, ana kaynağına.

Bizim çiftçimiz artezyen vuramazken, AB fonlarını kullanıp İnece’de sulama kanalları projesi yapacaksın. Yırtık çoraplı ABD’li Wolfowitz’e açtıracaksın fakat, kimse bilemeyecek yahudi Nesim Malki’nin 3500 dönüm arazisinin olduğunu ve sulama kanallarının buralardan geçtiğini. Dinler arası diyalog çerçevesinde Fener Rum Patriği Kıyıköy’ü Ayayorgi kilisesini ziyaret edecek. İnsanlar bilmeyecek Papaz Bartelemos’un ayak bastığı yerlerin kutsal sayılacağını. Foyası sonra çıkacak.

Doğalgaza zam yapacaksın, gübre fiyatları fırlasın diye. Malkara, Keşan, Hayrobolu, Edirne, Burgaz, Alpullu pancar eker geçimini sağlar. Olur mu! Pancara kota koyacaksın. Muhtaç edeceksin. Eğitim sistemini taşımalıya çevireceksin. İnsanları 50 kişilik sınıflara sokup, köydeki okulları satacaksın. Köylü çocuklarını okumamaya zorlayacaksın. Vize Soğucak’ta havaalanı kuracaksın. Fakat birileri buralarda bağcılık yapacağız diye, yok paralara satın alacak , köylüler bakacak. Türk’ün başka gidecek yeri yok. Bir Yunanın, bir Rumun, bir Almanın, bir Fransızın var ama, bizim yok. Topraklarımıza vatanımıza, milletimize sahip çıkalım.

Devletimiz büyük ise fert olarak biz de büyüğüz. Trakya’da çok yakında Pomak etnik kökenine de oynayacaklar. Bunlar insanları, toprakları bölmek için. Sıra bence buralarda. Devlet kendi eli ile vakıf yasası çıkarttı. 160 tane vakıf arazisi yapısı, özerkliğini almak için bekliyor. İstanbul’u eski İstanbul yapacaklarmış. Sanayi dediklerini Trakya’ya taşıyorlar. Çerkezköy de ticaret merkezi olacakmış. İstanbul’u Trakya’ya taşıyorlar. Kırklareli için beş yıl sonra 350-400 bin nüfustan bahsediyorlar. Topçuköy-Cevizköy arasındaki Koçka merası sanayiye açılıyor. Kırklareli zaten öyle. Çorlu-Çerkezköy uçmuş zaten. İstanbul’dan göç edenlerin yerine zengin yahudiler, yabancılar gelecekler. Yani, Bizansın temelleri atılayor. Kadir Topbaş projesi Edirne, Tekirdağ, Kırklareli valilerinden komisyon oluşturacaksın. Büyük ölçekli araziler üzerine proje yapacaksın. Koçka, Poyralı’daki gibi, küçük ölçeklileri belediyelere bırakacaksın. Uymayan belediyeleri afaroz edeceksin.

Hamdi Sedefçi gibi, Edirne belediye başkanı bir çiftçiye gen bankası kurdurmayacaksın. Çünkü tohumu satacaksın, 1 kilo domates tohumu 25o milyar. Ne lazım! Bu arazi şartlarına ve iklime uygun tohum yetiştirirsin sonra. Olmaz. O, satacak para kazanacak. Tohum verecek, hastalıklı. Topraklarında türlü türlü yabancı otlar çıkacak. Sonra da zirai ilaç satacak. Çünkü dahası hasta olacak, verimsizleşecek. Çiftçi zirai mücadele edemez hale gelecek, bir ürün yetiştiremeyecek. Borcu da var. Tarlasını, toprağını yok pahasına satacak. Önceden şehirdekini köylüler beslerdi, efendiydiler. Fakat artık, köylüler de satın alıyor ne yazık ki.

Ne hikmetse, İpsala gümrük kapısından bir türlü kaçak hayvan geçişi engellenemedi. Yetiştirilen hayvanlar zararına satılıyor. Avrupa’dan yaşlı-hastalıklı inekler ithal ediliyor damızlık diye. Çok yazık. Çiftçiye Artezyen vurmak yasak çünkü, Asilbey’de lahana, Bayramdere’de karpuz, Deveçatağı’nda kabak, Kaynarca’da domates biber, Alpullu’da pancar yetiştirilecek, olur mu! Ama, sanayiceye fabrikacıya 250-400 metreye kadar serbest, onlarsız olmazmış. Yer altı suları tükenecek yakında. Bilimciler diyorlar, haklılar da. Hamitabat-doğalgaz, Evrencik-çimento, Pınarhisar-çimento-kireç fabrikalarından dolayı, Trakya’ya yağmur yağmıyormuş, yoğunluk olmuyormuş.. Doğru..”

Popularity: 5% [?]

Minik Yıldızlara Alkış

Posted by freelance On Ocak - 20 - 2010

Yıldızlar Masa Tenisi Şampiyonası’nda ilimizi temsil eden minik sporcularımız iller şampiyonluğunu kazandı. Erkeklerde ve bayanlarda ilk dokuza giren takımların Türkiye Şampiyonası’na katılma hakkı elde ettikleri Yalova’daki şampiyonada bayan takımımız ve minik sporculardan oluşan Gençlikspor, A grubu iller şampiyonu oldu.

16/17 Ocak 2010 tarihlerinde yapılan A Grubu İller Yıldızlar Masa Tenisi Şampiyonası’na katılan Kırklareli kafilesi ilimizi bayanlarda Gençlikspor ve Tikveşlispor; erkeklerde ise Gençlikspor, Belediyespor ve Tikveşlispor olarak temsil etti. Yıldızlar müsabakalarında ilimizi temsil eden takımlarımız ilk 16′ya girerek beklenenin üzerinde bir performans sergilediler. Turnuvada şampiyon olan yıldızlar takımımızın sporcularının aslında halen minikler kategorisinde bulunması ise elde edilen başarıyı bir kat daha önemli kıldı. Masa Tenisi İl Temsilcisi Soner Polat’ın kazanılan şampiyonluğun ardından yaptığı açıklamada da buna değinildi. Polat, açıklamasında şunları söyledi: ”İlimize bu başarıyı getiren kızlarımız Damla Üzel, Aysu Aygün, Merve Kanbir ve Seda Binici, minik kategorisinde olmalarına rağmen Yıldızlar gibi güçlü bir grupta başarı ile mücadele ederek kendilerini masa tenisi camiasına kanıtlamışlardır. Takım  kaptanımız Damla Üzel, turnuva boyunca oynamış olduğu tüm karşılaşmaları kazanarak ayrı bir başarıya imza atmıştır. Masa Tenisi artık ilimizin tanıtımında roket rolü üstlenerek ilimizin adını Türkiye’nin her yerinde duyurup başarıyla temsil etmektedir.”

Popularity: 5% [?]

Bu Kimin Kabahati?

Posted by freelance On Ocak - 15 - 2010

Kırklareli’de Kabahatler Kanunu’na aykırı olmasına rağmen ses yayın cihazıyla satış yapılıyor. Belediyenin şehir girişine koyduğu uyarı yazısını ve yasayı kaale almayan seyyar satıcılar Kırklarelilileri rahatsız ediyor. Vatandaşlar, yasaya uymayan satıcılardan olduğu kadar yasayı uygulamakta yetersiz buldukları yetkililerden de şikayetçi.

Halk arasında ‘megafon’ olarak da bilinen ses yayın cihazıyla mal satmaya çalışan bazı kişiler Kırklareli sokaklarında gürültü kirliliği yaratıyor. Birkaç yıl önce Kırklareli Belediyesi tarafından Babaeski yolu başlangıcına konulan tabeledaki yasal uyarı, seyyar satıcıları durdurmaya yetmemiş görünüyor. Bahsi geçen tabeledaki uyarı yazısında ilgili yasalar gereği ilimizde ses yayın cihazı ile her türlü mal satışı yapmanın yasak olduğu belirtilmesine karşın sokaklarda megafonlu araçlarla satışlar sürüyor. Kırklareli’de bu tür satışlara hemen her gün rastlamak mümkünken, özellikle pazar günleri sokaklarda cirit atan megafonlu birkaç araç, vatandaşlara tatil günü uykularını zehir ediyor. Pazar günleri geç saate dek uyumayı tercih eden Kırklarelililer bu araçlara bağlı megafonlardan yükselen ‘Sarı patates’ ve ‘Taksitçi’ nidalarıyla yataklarından kalkıyor. Sessiz ve sakin bir gün geçirerek haftanın yorgunluğunu atmak isteyen vatandaşlar çoğu kez günün ilerleyen saatlerinde de bu satıcıların gürültüsüne maruz kalıyor.

Zabıta ekiplerinin megafonla satış yapan seyyar satıcıları yeterince sıkı takip etmediğinden yakınan Kırklarelililer, sorumluları yasaları uygulamaya ve suç işleyenleri cezalandırmaya davet ediyor. Aksi halde yasaları uygulamakla yükümlü olan yetkililerin de işlenen kabahate ortak olacaklarını belirten vatandaşlar, şehirlerinde gürültü kirliliğine yol açan herkesin hak ettiği cezayı almasını istiyor. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun ‘gürültü’ ve ‘rahatsız etme’ başlıklı 36 ve 37 nci maddelerine göre başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan ve mal veya hizmet satmak için başkalarını rahatsız eden kişilere zabıta tarafından idari para cezası uygulanıyor. Bu maddeleri ihlal ederek satış yapmaya çalışan kişi, bu işi ticari bir işletmenin faaliyeti çerçevesinde yapıyorsa, ceza binlerce liraya dek çıkabiliyor.

Popularity: 4% [?]

Müdürlükten At ve Eşek Eti Açıklaması

Posted by freelance On Ocak - 15 - 2010

Kırklareli İl Tarım Müdürlüğü, at ve eşek eti skandalı ile ilgili bir açıklama yayımladı. At veya eşek eti ile ilgili olarak herhangi bir işletmenin uyarılmadığının belirtildiği açıklamada bu yönde bir incelemenin de olmadığı ifade edildi.

Birkaç hafta önce Adana’daki bazı kamu kurumlarında verilen yemeklerde at ve eşek eti tespit edilmiş ve konuyla ilgili bir haberde Kırklareli’deki bir işletmenin de incelemeye alındığı yazılmıştı. Bahsi geçen haberde, Kırklareli’deki işletmenin at ve eşek eti kullandığı şüphesiyle uyarıldığı ve ürünlerinden numuneler alınıp incelemeye gönderildiği iddia ediliyordu. Kırklarelililer, ulusal gazetelerde okudukları bu haberden sonra huzursuz olmuş ve incelemeye alındığı söylenen işletmenin neresi olduğunu öğrenmek istemişlerdi. Bu beklenti üzerine Kırklareli İl Tarım Müdürlüğü bir açıklama yaparak kendilerinin böyle bir incelemede bulunmadıklarını ifade etti.

Gıda üretim, toplu tüketim ve satış yerlerinde programlı denetimler ile şikâyet denetimlerinin yapıldığını belirten Kırklareli İl Tarım Müdürlüğü, Adana’daki olayla bağlantılı bir uyarı veya incelemelerinin ise söz konusu olmadığını açıkladı. Kırklarelililer yapılan bu açıklama ile bir nebze olsun rahatlasalar da ulusal basında yer alan haberde illerinin isminin geçmesine anlam veremediler. Vatandaşlar bu haberin tamamen asılsız mı olduğunu, yoksa bahsedilen türde bir incelemenin başka bir kurum tarafından mı yapıldığını merak ediyorlar.

Popularity: 5% [?]

Şampiyon Simge

Posted by freelance On Ocak - 11 - 2010

Kırklarelili milli güreşçi Simge Yılmaz Türkiye Şampiyonu oldu. 9-10 Ocak 2010 tarihleri arasında Burdur’da yapılan Büyük Bayanlar Serbest Güreş Türkiye Şampiyonası’na ilimizi temsilen katılan bayan güreşçimiz Simge Yılmaz 72 kiloda şampiyonluğu kucakladı.

15 spor kulübünden 55 bayan güreşçinin katıldığı Büyük Bayanlar Serbest Güreş Türkiye Şampiyonası geride bıraktığımız haftasonu Burdur’da yapıldı. İki gün süren mücadeleler sonucunda 72 kiloda Kırklareli’yi temsil eden Simge Yılmaz şampiyon oldu. Şampiyonada il klasman listesinde birinciliği Edirne Trakya Birlik alırken, Yalova Erdoğan Geçnlik Spor Kulübü ikinci, İstanbul Avıclar Spor Kulübü üçüncü oldu. Turnuvaya evinde katılan Burdur Emniyet Spor Kulübü ise dördüncü sırada yer aldı.

Popularity: 6% [?]

Kuyu Suyu Paralı Olacak

Posted by freelance On Ocak - 11 - 2010

Kırklareli İl Genel Meclisi, Türkiye’de bir ilke imza atarak kuyulara sayaç takılmasına karar verdi. Alınan karara göre Kırklareli’de yer altı kuyularına sayaç takılarak buralardan alınan sular faturaya bağlanacak.

Ocak ayının son toplantısında kuyulara sayaç takılması kararı alan Kırklareli İl Genel Meclisi, böylece yer altı sularından ücret almak üzere çalışmalara başlamış oldu. ‘Suyun Ticari İşletmenin İhtiyacı Dışında Kalan Kısmının Ücretlendirilmesi ile İlgili Tarifeler Yönetmeliği’ ve ‘Yer Altı Kuyu Sayacı ve Sıhhi Tesisatı Uygulama Esasları Yönetmeliği’ hakkında hazırlanan rapor doğrultusunda alınan karar Türkiye’de bir ilk.

Halihazırda Devlet Su İşleri Kırklareli İl Müdürlüğü’ne kayıtlı olan 68 kuyu ile birlikte ilde henüz kayıt altında olmayan diğer kuyulara da Kırklareli İl Özel İdaresince sayaç takılacak. Şehir merkezindeki kuyuların kapsam dışında tutulacağı belirtilirken sondajla açılan yer altı kuyuları ise sayaçtan muaf olamayacak.

40lareli.com/freelance

Popularity: 4% [?]

Eşek Eti Mi Yedik?

Posted by freelance On Ocak - 4 - 2010

Adana’daki at ve eşek eti skandalı Kırklareli’ye de sıçradı. Ulusal gazetelerde yayımlanan bir haberde, Adana’daki et operasyonunun akabinde Kırklareli’deki bir işletmenin de uyarıldığı belirtildi.
Birkaç gün önce Adana’daki bir öğrenci yurdunun ve iki hastanenin yemeklerinde at ve eşek eti kullanıldığının ortaya çıkmasının ardından Kırklareli’de de bir işletmenin incelemeye alındığı haberi vatandaşları huzursuz etti. At ve eşek eti olayı ile ilgili gazetelerde okudukları haberin sonunda kendi şehirlerindeki bir işletmenin de ürünlerinde bu tür etleri kullandığı şüphesiyle incelendiğini öğrenen Kırklareli sakinlerinin içine kurt düşmüş durumda. İncelemeye alınan işletmenin, yemeklerinde at ve eşek eti olduğu tespit edilen Adana’daki kurumlara yemek veren firmaların bir uzantısı olma ihtimali söz konusu. Bu nedenle de vatandaşlar haberde geçen işletmenin neresi olduğunu ve ürünlerinin piyasada satılmaya devam edilip edilmediğini öğrenene dek et satın almayacaklarını ifade ediyorlar.
Kırklareli’de at ve eşek eti kullandığı şüphesiyle incelemeye alınan işletmenin ismi ve yeri şehirde büyük merak konusu. Vatandaşlar ürünlerinden numuneler alınıp tahlile gönderildiği belirtilen işletmenin neresi olduğunu bilmek istiyorlar. Kırklareli Tarım İl Müdürlüğü’nden konuyla ilgili bir açıklama bekleyen Kırklarelililer, bu açıklama gelmediği sürece il sınırları içindeki tüm et üreticilerinin zan altında kalacağını hatırlatıyorlar. Şüpheli işletmenin doğrudan et üretimi yapan bir yer mi yoksa etleri il dışından alıp ürünlerinde kullanan bir yemek firması mı olduğu da bilinmiyor. Başka bir deyişle Kırklareli’de de aynen Adana’daki gibi dışarıdan yemek hizmeti alan bazı kurumlarda vatandaşların at ve eşek eti yemiş olma ihtimalleri de bulunuyor.

40lareli.com/freelance

Popularity: 5% [?]

Köpeklerin Yaşam Alanı Sokaklar Değildir

Posted by bahar On Aralık - 14 - 2009

Sokak KöpekleriHer sokağında en az bir tane başıboş köpeğin bulunduğu bir şehirde yaşamak ne kadar da sıkıntı verici. Sokaklarımızı mesken tutan bu sahipsiz hayvanların içler acısı halleri kadar insanlarımızın sokakta yürürken onların rahatsız edici havlamalarına ve ısırılma tehlikesine maruz kalmaları da şehrimize hiç yakışmıyor. Hiçbir medeni ülkede olmayan ‘sokak köpeği’ kavramı maalesef ülkemiz ve özellikle Kırklarelimiz için büyük bir sorun yaratıyor.

Sokakların köpeklerin işgali altında olduğu şehrimizde bilhassa köpek korkusu olanların sokakta hatta ana caddelerde bile rahatça yürümeleri mümkün değil. Akşam saatlerinde sokağa çıkmak ise çoğu kez en az beşerli gruplar halinde gezen ve adeta birer çete oluşturan köpekler yüzünden hemen herkes için hayli rahatsız edici. Bu köpeklerin sabaha dek hem birbirlerine hem yoldan geçenlere havlayarak insana uykusunu zehir etmesi de ayrı bir mevzu. Ya bu hayvanların sokaklara mahkum edildikleri için karınlarını doyurmak amacıyla çöpleri karıştırıp, tüm sokağı çöplüğe çevirmelerine ne demeli?

Taşıt gürültüsünün ve genel anlamda gürültü kirliliğinin fazla olmadığı bir şehirde yaşıyoruz ve sessizliğe alışkınız. Fakat bu sessizlik içerisinde köpeklerin gürültüsü ciddi baş ağrısı yaratıyor. Özellikle dışarıdaki seslerin pek duyulmadığı yüksek apartman dairelerinde değil de az katlı binalarda ve müstakil evlerde oturanların gecenin köründeki köpek sesleri yüzünden rahat bir uyku çekmeleri imkansız. Sabah evlerinden dışarı adım attıkları anda ayakkabılarının köpek dışkısıyla kirlendiğini görmek de insanlarımızın kaderi olmuş.

Bugün ilimizdeki köpek barınağı aşı yapma, kısırlaştırma ve sokağa salıverme merkezi durumunda. Halbuki sokak köpeklerinin aynen uygar ülkelerdeki gibi tek tek toplanmaları ve ecelleriyle ölene dek uygun alanlarda tutulmaları gerek. Bazı belediyelerin yaptığı gibi bu hayvanları çeşitli yollarla öldürmek asla bir çözüm değil. Bu vicdana sığmaz ve insanın böyle bir yola başvurma hakkı da yoktur. Öte yandan hayvan haklarını insan haklarından üstün tutarak bu köpeklerin insanlara ve şehir hayatına verdikleri zararları görmezden gelip, sokaklarda yaşamaya devam etmelerini savunmak da doğru değil. Sonuçta hem çok kötü şartlarda yaşayan sokak köpeklerinin hem de bizlerin bu çileden kurtulması için gereken önlemlerin acilen alınması gerekiyor.

Popularity: 15% [?]

İhaleye Satırla Geldiler

Posted by freelance On Aralık - 5 - 2009

Belediye SatırKırklareli Belediyesi’ndeki parkmetre ihalesini izlemeye gelen iki şahsın üzerinde bir satır ve bir bıçak bulundu. Kırklareli’nin ana caddelerine yerleştirilecek olan parkmetreler için belediyenin açtığı ihale sırasında belediye binasına kesici aletlerle girmeye çalışan Ali D. ve Seçkin H. ile ihaleyi kazanan Cengiz Bektaş isimli vatandaş gözaltına alındı.

Parkmetre ihalesi esnasında ihale neticesini beklemek üzere belediye binası önünde toplanan 100′e yakın vatandaşın ve emniyet güçlerinin arasından geçip binaya girmek isteyen 26 ve 34 yaşlarındaki Ali D. ve Seçkin H. üzerlerinde satır ve bıçakla yakalandılar. Adları geçen iki şahıs ve savcının talimatıyla gözaltına alınan Cengiz Bektaş Kırklareli Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’ne götürüldüler. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

40lareli.com/freelance

Popularity: 9% [?]