Kırklareli Haberleri için yeni adresiniz! – www.40lareli.com

Kırklareli Haberleri için yeni adresiniz!

Archive for the ‘Manşet’ Category

Şampiyon Kırklar

Posted by freelance On Mart - 17 - 2010

Kırklarelispor hafta sonu deplasmanda karşılaştığı Vizespor’u 3-0 gibi net bir skorla mağlup ederek Kırklareli Süper Amatör Ligi’nde şampiyonluğu garantiledi. Yeşil beyazlı renklere gönül veren taraftarlar maç dönüşü takım otobüsünü karşılayarak şampiyonluğu futbolcularla birlikte kutladı.

En az bir puan alarak şampiyonluğunu ilan etme amacıyla çıktığı maçta Vizespor’u yenmeyi başaran Kırklarelispor, ligdeki hedefine ulaştı. Geride kalan Pazar günü Vize Çakıllı sahasında Vizespor ile karşı karşıya gelen yeşil beyazlılar aldıkları galibiyetle puanlarını 47’ye yükselterek namağlup götürdükleri ligi ilk sırada bitirmeyi başardı. Rakibi önünde son derece baskılı bir futbol sergileyen Kırklarelispor ilk devresini 1-0 önde kapadığı maçı 3-0 galip gelerek tamamladı ve şehre şampiyon olarak döndü.

2009-2010 sezonunda Amatör Süper Lig şampiyonluğunu kazanan Kırklarelispor’u Vize maçı dönüşünde coşkulu bir taraftar kitlesi karşıladı. Vize’den aldıkları haber sonrasında şampiyonluk şarkılarını söylemeye başlayan Kırklarelispor taraftarları, takımlarını Sporcu Evi önünde karşılayarak bağırlarına bastılar. Kırklarelispor elde ettiği bu şampiyonluk sonucunda profesyonel lige terfi maçlarına katılmaya hak kazandı.

Popularity: 1% [?]

Dalgalar İğneada’yı Vurdu

Posted by freelance On Mart - 17 - 2010

Deniz seviyesinin yükselmesi sonucu oluşan şiddetli dalgalar İğneada’da maddi zarara yol açtı. Ağaçların devrilmesine, balıkların kıyıya vurmasına ve köpeklerin telef olmasına neden olan dalgalar, beldedeki yazlıklara da zarar verdi.

Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesi Karadeniz’in hırçın dalgalarının hedefi oldu. Karadeniz kıyısında bulunan beldede deniz suları turistik dinlenme tesislerine ve yazlık evlere ulaşarak maddi zarar oluşmasına yol açtı. Yükselen dalgalarla birlikte balıklar karaya vururken, bazı ağaçlar devrildi ve sulara kapılan sokak köpekleri telef oldu. Son 15 yılda denizin hiç bu kadar yükselmediğini belirten İğneada sakinleri, Karadeniz’in bu şekilde hırçınlaşmasının deprem habercisi olabileceğini düşünerek paniklediklerini de ifade ettiler.

İğneada Belediye Başkanı Tahir Işık konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada İl Özel İdaresi’nin dinlenme tesislerindeki barakalarda kaymalar olduğunu söyledi. Işık, denizin 15 metre kadar içeriye girdiğini belirtirken bazı yazlık evlerin oturulamaz hale geldiğine dikkat çekti. En büyük zararın Özel İdare kampında olduğunu söyleyen Başkan Tahir Işık, can kaybı yaşanmamış olmasının ise kendilerini sevindirdiğini kaydetti. Turizm sezonuna hazırlanmaya başladıkları sırada yaşadıkları bu olayla sıkıntıya giren İğneadalılar, zararın telafisi için gerekenlerin zaman kaybetmeden yapılmasını bekliyor.

Popularity: 1% [?]

Anonslar Sanal Ortama Taşınsın

Posted by freelance On Mart - 11 - 2010

Ses yayın cihazlarına uzak oldukları için belediye anonslarını duymakta güçlük çeken Kırklarelililer, bu duyuruların belediyenin web sitesinden de yayınlanmasını istiyor. Belediye tarafından şehrin belli noktalarındaki megafonlar aracılığıyla yapılan anonslara internet üzerinden de ulaşabilmeyi talep eden vatandaşlar, bunun çok daha sağlıklı bir iletişim yöntemi olacağını düşünüyor.

Kırklareli Belediyesi’nin çeşitli konularda halkı bilgilendirmek amacıyla yaptığı anonsların şehrin tamamında duyulamaması sorununa vatandaşların bir çözüm önerisi var. Bu konuda günümüz teknolojisinden yeterince yararlanılmadığına inanan Kırklarelililer, belediye yetkililerini duyuruları interneti kullanarak yapmaya davet ediyor. Kırklareli Belediyesi web sitesinin etkin biçimde kullanılmadığına dikkat çeken vatandaşlar, anonsların ‘günlük duyurular’ başlığı altında bu mecra üzerinden yazılı olarak yayınlanmasının siteyi daha işlevsel hale getireceğini belirtiyor.

Anonsların ses yayın cihazlarıyla her yere net olarak duyurulmasının mümkün olmadığı Kırklareli’de, megafon sayısının çoğaltılması seçeneği, gürültü kirliliğini artıracağı için bir çözüm olarak görülmüyor. Kırklareli Belediyesi’nin resmi web sitesi ise bu duyuruların çok daha geniş bir kitleye iletilebilmesi için biçilmiş kaftan olarak değerlendiriliyor. Kan arama anonslarından, kültürel etkinliklerin halka duyurulmasına; elektrik ve su kesintilerinden, ölüm ilanlarına dek pek çok duyurunun bu site üzerinden Kırklarelililere aktarılması halinde çok yararlı bir hizmete imza atılmış olacağı yorumları yapılıyor.

Belediye anonslarının Kırklareli Belediyesi resmi web sitesinden de paylaşılması durumunda, vatandaşların nadiren güncellendiği için rağbet etmedikleri bu sitenin ziyaretçi sayısının yükselen bir ivme kazanacağı öngörülüyor. Önerilen yöntemin internet erişimine sahip olmayan vatandaşların işine yaramayacağı yönündeki eleştirilere ise yerel basının belediyenin sitesinden takip ettiği önemli duyuruları ertesi gün sayfalarına taşıma imkanı bulacak olmasıyla karşılık veriliyor. Kırklareli sakinlerinin, megafonlardan yapılan duyurularda neden bahsedildiğini www.kirklareli.bel.tr adresli web sitesinden öğrenme taleplerinin olumlu karşılanıp karşılanmayacağı merakla bekleniyor.

Popularity: 1% [?]

Prof. Kadıoğlu’nun Gözüyle İğneadalıların Zaferi

Posted by freelance On Mart - 11 - 2010

Meteoroloji alanındaki uzmanlığıyla tanınan İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Profesör Doktor Mikdat Kadıoğlu, Hürriyet Gazetesi’ndeki köşe yazısında İğneadalı balıkçıların kazandığı hukuk zaferine yer verdi. S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi’nin yörenin doğasını mahvetme pahasına İğneada Körfezi’ne yapılması planlanan liman inşaatına karşı açtığı davayı kazanmasını konu alan yazıda İğneada’nın turizm potansiyelinden de bahsediliyor. İşte Kadıoğlu’nun ‘İğneada kömür ve çimento tozuyla değil, yumuşak turizmle kalkınmak istiyor!’ başlıklı yazısı:

Kyoto, Kopenhag protokolleri hikaye. Önemli olan gündelik hayattaki uygulamalar. Kısa vadeli düşünce tarzı ve günü kurtarma anlayışı doğal kaynaklarımızı geri döndürülemeyecek bir şekilde yok ediyor. Buna ancak halk “dur” diyebilir. İğneadalılar işte bunu başardı!

Tüm Karadeniz balıkçıları için çok önemli bir avlanma bölgesi olan İğneada Körfezi ve kıta sahanlığı, biyolojik açıdan ülkemizin en önemli balık yatakları. Ama 2007’de Kırklareli’ne bağlı Vize İlçesi’nde kurulan bir çimento fabrikasının ürünlerini ihraç etmek için Körfez’e yapılması düşünülen liman inşaatı yöreyi, yılda 120 bin kamyonun çimento ve kömür tozu taşıyacağı bir sanayi bölgesine dönüştürecek. Bu limanın, yılda en az 175 adet 2-3 bin tonluk geminin giriş çıkış yapacağı bir sanayi limanına dönüşmesi, hem doğayı hem de bu doğadan geçimini sağlayan ve de olası yumuşak turizm gelişmesi içinde yeni geçim kaynakları bulacak insanları perişan edecek bir projeden öteye geçmeyecek.

Tuhaf ÇED Raporu

Oysa Kültür ve Turizm Bakanlığı 2007 yazında İğneada bölgesini turizm alanı ilan etti, karar Resmi Gazete’de yayımlandı. İşte bu gerçekler doğrultusunda hareket eden S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi, 2007’de, Edirne İdare Mahkemesi’nde liman inşaatına karşı dava açtı. Çünkü sadece balıkçılığa vereceği zararlar açısından bile son derece basiretsizce hazırlanan liman inşaatı Çevreye Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu yanlışlarla doluydu. Bu yanlışlardan sadece birkaçı şöyle:

ÇED Raporu’nun denizle ilgili bölümünde, burada yaşadığı varsayılan ve zikredilen balıkların birçoğu gerçekte Karadeniz’de bulunmuyor. Taşıma, yükleme ve boşaltma işlemleri sırasında hava kirliliği olmayacağı belirtilmesine karşın detaylı bir hesaplama yapılmamış. Kıyı doldurmaları, doğal dengeye büyük zarar veren işlemler olmasına karşılık raporda önemsenmemiş.

Deniz balıklarıyla ilgili değerlendirme yapılmamış. Oysa bölge birçok balık türünün beslenme ve üreme alanı. Deniz açısından son derece yetersiz kalan ÇED Raporu’nda, yapılacak dolgunun doğal zenginliğe etkisi yer almıyor. Tüm limanlarda yaşanan ve deniz ekosistemini olumsuz etkileyen sürekli ve ciddi bir tehdit niteliğindeki gemi kazaları ve olası petrol sızıntıları, ÇED Raporu’nda karşı önlemlerin alınmasıyla sanki tehlike değilmiş gibi gösteriliyor.

Yat Turizmi Başlatılabilir

Taşımacılığın başlamasıyla, varolan karayolu trafiğinin yüzde 38 düzeyinde artacağı, ağır taşıt sayısının ise bu günkünün 2,5 katına çıkacağı öngörülüyor. Ancak rapordaki trafik tahminleri yanıltıcı; ayrıca oluşacak trafik baskısının, çevre ve insanlara etkisi doğru biçimde incelenmemiş. Muhtemel tepkileri önlemek için deniz dolgusunda kullanılacak malzeme ve ocaklar hakkında da yanıltıcı bilgi verilmiş. Üç kişilik bilirkişi raporuyla, halihazırdaki ÇED Raporu’nun bilimsel hatalar ve eksiklerle dolu olduğu tespit edildiğinden, Edirne İdare mahkemesi 7 Aralık 2009’da, davacı S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi lehine karar verip ÇED Raporu’nu iptal etti.

Yıldız Dağları’nın eteklerindeki İğneada Beldesi ve Milli Parkı son yıllarda pek çok koruma ve kalkınma projesiyle mercek altına alındı. Ayrıca bölge, uzun-temiz kumsalları, Avrupa’nın en büyük subasar ormanlarıyla da turistik açıdan giderek artan bir ilgi odağı haline dönüşmekte. En önemlisi de Tuna Nehri’nden inen yatların önünden geçip gittiği, yat turizmi açısından da iyi değerlendirilmemiş bir sahil beldesi. S.S. Limanköy Balıkçılar Kooperatifi, limanlarının balıkçı barınağının yanı sıra uluslararası denizcileri kabul edebilecek bir yat limanı bölümüyle geliştirilmesini, karadaki hizmet binalarının iyileştirilmesini ve böylece gerek Limanköy’ün gerekse yörenin kalkınmasında örnek olacak, kaliteli bir yumuşak turizm çalışmasının başlatılmasını istiyor. Bence çok da iyi ediyor!


Popularity: 1% [?]

Trakyalı Bir Çiftçiden Mektup

Posted by freelance On Şubat - 2 - 2010

Siyasi içerikli belgeselleri ile tanınan ünlü televizyon yapımcısı Banu Avar, Trakya üzerine oynanan tehlikeli oyunlara dikkat çektiği bir yazı kaleme aldı. İşte Avar’ın ‘Trakyalı Bir Çiftçiden Mektup’ başlıklı yazısı:

”Trakya’yı çok yakında Kıbrıs gibi bir oyunla AB’ye alacaklar. Trakya söylenildiği gibi, sanayi yarımadası değil, tarım ve çiftçilik yarımadasıdır. Sanayi dediğim, maden filizini işleyip mamül haline getirme sanatıdır. Biri böyle işletme göstersin, alnından öpeyim. Sanayi denilen fabrikalar montaj sanayisidir. En çok bir ay içinde söküp istediği yere taşıyıp monte ederler. Birbirimizi kandırmayalım. Sanayiyi kullanıp serbest bölge oluştururlar, antrepolar kurarlar. Nasılsa giriş-çıkışların denetimi yok. Devlet buralara yabancı.

Artezyenle suları çıkartıp, kola fabrikası gibi, suyu da satarlar. Fakat çiftçiye artezyenle su çıkarmak yasak. Çünkü tarlasını sulayacak suyu olmamalı. Fabrikalara filitre ya da arıtma koyulmamalı. Ağır metalli atıklarını Ergene’ye, Meriç’e bırakacaklar, Uzunköprü’de çeltikçiler tarlalarını sulamaya su bulamayacaklar. Sulasalar da ürünü kastrojen içerir diyeceksin. Ürettiğini sattırmayacaksın. Üretici tarlasını ipotek ettirip kredi çekmiş, ödeyemiyor. Tarlasını elinden yok paraya alacaksın, bankacı olarak. Fakat, sen kimsin? Yabancı banka. Tereyağdan kıl çeker gibi sahip olacaksın, bu topraklara. Ya da çiftçiyi muhtaç edeceksin, toprağı elinden almak için.

Verimli ovaların ortasından otobanlar, yüksek gerilim hatları geçireceksin. İlk önce kamulaştırma yasasını değiştirip, çıkartacaksın meclisten; milleti savunmasız bırakacaksın. Sonra otoban, tren yolu, gerilim hattı geçireceksin… Önce geçeceği yerlerden tapu kadastro geçirip mülk sahiplerinin ellerine tapuyu vereceksin. Çok varisli tarlaları, kavga çıkar sonra, başaramazsın. Yarayan arazileri kamuya bırakacaksın. Pınarhisar’ın Poyralı köyündeki 300 dekar arazi gibi… Sonra buraları satması kolay. Gerilim direği dikeceğin tarlalarının sahiplerinin hesaplarına belli meblağ yatıracaksın. Onlar nasılsa muhtaç, çekecekler parayı. Otomatik olarak, senin şartlarını kabul etmiş olacaklar.

Çiftçileri destekleme adı altında ineğini, tavuğunu, ektiği ürünü, kaç dekar olduğunu, çeşidini kayıt altına alıp, ne yapabileceğini bileceksin. Yasa çıkartacaksın, inekçilik işletmesi adı altında 2 milyon ton sütümüz varken, AB’ye uyum yasasından dolayı onlardan alır durumuna düşeceğiz. Bir çay 500 kuruşken, 1 kilo sütü 450 kuruşa satacaksın. Termik santral kuracaksın Saray’ın Sefaalan köyünde. Ya da Demirköy’de ormanın göbeğine nükleler santral kuracaksın ama, orası 1. derece sit alanı. Longoz kanyonu dünyada beş tane. İlk önce meclisi toplayıp 1. dereceden 3. dereceye düşüreceksin. Santral daha sonra. Kanyonun içindeki Rezve deresine, boru döşeyemezdin, şimdi tohum İstanbul’a giden baraja. Pabuç dere gibi dereye götürebilirsin. Sergen’e sulama barajı adı altında baraj inşa edeceksin. Sonra zamanla onu da buraya bağlayacaksın.

Trakya’nın ormandan geçinen köylerini açlığa terk edeceksin. AB/Uyum yasası diyeceksin. Fakat amacın farklı olacak. Çünkü ormanları tahrip edip yok edeceksin, devlet olarak bunu yapacaksın. Çünkü Karadeniz sahil yolu projesi çimento fabrikası Evrencik’te, oradan limana İğneada’ya borularla ya da kamyonlarla çimento taşıyacaksın. Onun için yol gerekli. Ormanı yok edeceksin, köylüler aç kalacaklarmış, önemli değil, ölsünler. Muhtaç edeceksin, köylülerin kesmesi yasal değil, onların kesmesi yasal. Tabi bu yollar otobanlar, tren yolları, havaalanı için ovaların, ormanların ortalarına taş ocakları açacaksın. Çimento fabrikası kuracaksın Evrencik’e. Ya da ihaleyle Çakıllı askeriyesini satın alacaksın. Avrupa çimento kuruluşu olarak fabrika kuracaksın Ergene su havsasının başlangıcına, ana kaynağına.

Bizim çiftçimiz artezyen vuramazken, AB fonlarını kullanıp İnece’de sulama kanalları projesi yapacaksın. Yırtık çoraplı ABD’li Wolfowitz’e açtıracaksın fakat, kimse bilemeyecek yahudi Nesim Malki’nin 3500 dönüm arazisinin olduğunu ve sulama kanallarının buralardan geçtiğini. Dinler arası diyalog çerçevesinde Fener Rum Patriği Kıyıköy’ü Ayayorgi kilisesini ziyaret edecek. İnsanlar bilmeyecek Papaz Bartelemos’un ayak bastığı yerlerin kutsal sayılacağını. Foyası sonra çıkacak.

Doğalgaza zam yapacaksın, gübre fiyatları fırlasın diye. Malkara, Keşan, Hayrobolu, Edirne, Burgaz, Alpullu pancar eker geçimini sağlar. Olur mu! Pancara kota koyacaksın. Muhtaç edeceksin. Eğitim sistemini taşımalıya çevireceksin. İnsanları 50 kişilik sınıflara sokup, köydeki okulları satacaksın. Köylü çocuklarını okumamaya zorlayacaksın. Vize Soğucak’ta havaalanı kuracaksın. Fakat birileri buralarda bağcılık yapacağız diye, yok paralara satın alacak , köylüler bakacak. Türk’ün başka gidecek yeri yok. Bir Yunanın, bir Rumun, bir Almanın, bir Fransızın var ama, bizim yok. Topraklarımıza vatanımıza, milletimize sahip çıkalım.

Devletimiz büyük ise fert olarak biz de büyüğüz. Trakya’da çok yakında Pomak etnik kökenine de oynayacaklar. Bunlar insanları, toprakları bölmek için. Sıra bence buralarda. Devlet kendi eli ile vakıf yasası çıkarttı. 160 tane vakıf arazisi yapısı, özerkliğini almak için bekliyor. İstanbul’u eski İstanbul yapacaklarmış. Sanayi dediklerini Trakya’ya taşıyorlar. Çerkezköy de ticaret merkezi olacakmış. İstanbul’u Trakya’ya taşıyorlar. Kırklareli için beş yıl sonra 350-400 bin nüfustan bahsediyorlar. Topçuköy-Cevizköy arasındaki Koçka merası sanayiye açılıyor. Kırklareli zaten öyle. Çorlu-Çerkezköy uçmuş zaten. İstanbul’dan göç edenlerin yerine zengin yahudiler, yabancılar gelecekler. Yani, Bizansın temelleri atılayor. Kadir Topbaş projesi Edirne, Tekirdağ, Kırklareli valilerinden komisyon oluşturacaksın. Büyük ölçekli araziler üzerine proje yapacaksın. Koçka, Poyralı’daki gibi, küçük ölçeklileri belediyelere bırakacaksın. Uymayan belediyeleri afaroz edeceksin.

Hamdi Sedefçi gibi, Edirne belediye başkanı bir çiftçiye gen bankası kurdurmayacaksın. Çünkü tohumu satacaksın, 1 kilo domates tohumu 25o milyar. Ne lazım! Bu arazi şartlarına ve iklime uygun tohum yetiştirirsin sonra. Olmaz. O, satacak para kazanacak. Tohum verecek, hastalıklı. Topraklarında türlü türlü yabancı otlar çıkacak. Sonra da zirai ilaç satacak. Çünkü dahası hasta olacak, verimsizleşecek. Çiftçi zirai mücadele edemez hale gelecek, bir ürün yetiştiremeyecek. Borcu da var. Tarlasını, toprağını yok pahasına satacak. Önceden şehirdekini köylüler beslerdi, efendiydiler. Fakat artık, köylüler de satın alıyor ne yazık ki.

Ne hikmetse, İpsala gümrük kapısından bir türlü kaçak hayvan geçişi engellenemedi. Yetiştirilen hayvanlar zararına satılıyor. Avrupa’dan yaşlı-hastalıklı inekler ithal ediliyor damızlık diye. Çok yazık. Çiftçiye Artezyen vurmak yasak çünkü, Asilbey’de lahana, Bayramdere’de karpuz, Deveçatağı’nda kabak, Kaynarca’da domates biber, Alpullu’da pancar yetiştirilecek, olur mu! Ama, sanayiceye fabrikacıya 250-400 metreye kadar serbest, onlarsız olmazmış. Yer altı suları tükenecek yakında. Bilimciler diyorlar, haklılar da. Hamitabat-doğalgaz, Evrencik-çimento, Pınarhisar-çimento-kireç fabrikalarından dolayı, Trakya’ya yağmur yağmıyormuş, yoğunluk olmuyormuş.. Doğru..”

Popularity: 5% [?]

Minik Yıldızlara Alkış

Posted by freelance On Ocak - 20 - 2010

Yıldızlar Masa Tenisi Şampiyonası’nda ilimizi temsil eden minik sporcularımız iller şampiyonluğunu kazandı. Erkeklerde ve bayanlarda ilk dokuza giren takımların Türkiye Şampiyonası’na katılma hakkı elde ettikleri Yalova’daki şampiyonada bayan takımımız ve minik sporculardan oluşan Gençlikspor, A grubu iller şampiyonu oldu.

16/17 Ocak 2010 tarihlerinde yapılan A Grubu İller Yıldızlar Masa Tenisi Şampiyonası’na katılan Kırklareli kafilesi ilimizi bayanlarda Gençlikspor ve Tikveşlispor; erkeklerde ise Gençlikspor, Belediyespor ve Tikveşlispor olarak temsil etti. Yıldızlar müsabakalarında ilimizi temsil eden takımlarımız ilk 16′ya girerek beklenenin üzerinde bir performans sergilediler. Turnuvada şampiyon olan yıldızlar takımımızın sporcularının aslında halen minikler kategorisinde bulunması ise elde edilen başarıyı bir kat daha önemli kıldı. Masa Tenisi İl Temsilcisi Soner Polat’ın kazanılan şampiyonluğun ardından yaptığı açıklamada da buna değinildi. Polat, açıklamasında şunları söyledi: ”İlimize bu başarıyı getiren kızlarımız Damla Üzel, Aysu Aygün, Merve Kanbir ve Seda Binici, minik kategorisinde olmalarına rağmen Yıldızlar gibi güçlü bir grupta başarı ile mücadele ederek kendilerini masa tenisi camiasına kanıtlamışlardır. Takım  kaptanımız Damla Üzel, turnuva boyunca oynamış olduğu tüm karşılaşmaları kazanarak ayrı bir başarıya imza atmıştır. Masa Tenisi artık ilimizin tanıtımında roket rolü üstlenerek ilimizin adını Türkiye’nin her yerinde duyurup başarıyla temsil etmektedir.”

Popularity: 5% [?]

Bu Kimin Kabahati?

Posted by freelance On Ocak - 15 - 2010

Kırklareli’de Kabahatler Kanunu’na aykırı olmasına rağmen ses yayın cihazıyla satış yapılıyor. Belediyenin şehir girişine koyduğu uyarı yazısını ve yasayı kaale almayan seyyar satıcılar Kırklarelilileri rahatsız ediyor. Vatandaşlar, yasaya uymayan satıcılardan olduğu kadar yasayı uygulamakta yetersiz buldukları yetkililerden de şikayetçi.

Halk arasında ‘megafon’ olarak da bilinen ses yayın cihazıyla mal satmaya çalışan bazı kişiler Kırklareli sokaklarında gürültü kirliliği yaratıyor. Birkaç yıl önce Kırklareli Belediyesi tarafından Babaeski yolu başlangıcına konulan tabeledaki yasal uyarı, seyyar satıcıları durdurmaya yetmemiş görünüyor. Bahsi geçen tabeledaki uyarı yazısında ilgili yasalar gereği ilimizde ses yayın cihazı ile her türlü mal satışı yapmanın yasak olduğu belirtilmesine karşın sokaklarda megafonlu araçlarla satışlar sürüyor. Kırklareli’de bu tür satışlara hemen her gün rastlamak mümkünken, özellikle pazar günleri sokaklarda cirit atan megafonlu birkaç araç, vatandaşlara tatil günü uykularını zehir ediyor. Pazar günleri geç saate dek uyumayı tercih eden Kırklarelililer bu araçlara bağlı megafonlardan yükselen ‘Sarı patates’ ve ‘Taksitçi’ nidalarıyla yataklarından kalkıyor. Sessiz ve sakin bir gün geçirerek haftanın yorgunluğunu atmak isteyen vatandaşlar çoğu kez günün ilerleyen saatlerinde de bu satıcıların gürültüsüne maruz kalıyor.

Zabıta ekiplerinin megafonla satış yapan seyyar satıcıları yeterince sıkı takip etmediğinden yakınan Kırklarelililer, sorumluları yasaları uygulamaya ve suç işleyenleri cezalandırmaya davet ediyor. Aksi halde yasaları uygulamakla yükümlü olan yetkililerin de işlenen kabahate ortak olacaklarını belirten vatandaşlar, şehirlerinde gürültü kirliliğine yol açan herkesin hak ettiği cezayı almasını istiyor. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun ‘gürültü’ ve ‘rahatsız etme’ başlıklı 36 ve 37 nci maddelerine göre başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan ve mal veya hizmet satmak için başkalarını rahatsız eden kişilere zabıta tarafından idari para cezası uygulanıyor. Bu maddeleri ihlal ederek satış yapmaya çalışan kişi, bu işi ticari bir işletmenin faaliyeti çerçevesinde yapıyorsa, ceza binlerce liraya dek çıkabiliyor.

Popularity: 4% [?]

Vekilden ‘Üç Çocuk’ Sorgulaması

Posted by freelance On Ocak - 13 - 2010
Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunduğu bir soru önergesiyle başbakanın ‘En az üç çocuk’ baskısını sorguladı. Dibek, bu baskının gerekçesinin ve bazı devlet kurumu yöneticilerinin bu politikaya destek verici demeçler vermesinin altındaki nedenin açıklanmasını talep etti.
CHP Kırklareli milletvekili Turgut Dibek’in soru önergesinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ailelerin gelir ve eğitim durumlarına bakmadan, her fırsatta en az üç çocuk yapmaları tavsiyesinde bulunduğu hatırlatılarak bu tavsiyenin gerekçesinin açıklanması istendi. Dibek, son günlerde Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun “Genç nüfus azalıyor, öğrenci sayısı düşüyor”, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın “Böyle giderse, üniversiteler öğrenci bulmak için promosyon düzenleyecek”, TÜİK Başkanvekili Ömer Toprak’ın ise “Nüfusun korunması için her aile en az iki çocuk sahibi olmalı” şeklinde açıklamalar yaptıklarına değindi ve verilen bu demeçlerin Başbakan’ın söylemini desteklemek amacını güdüp gütmediğini sordu.

Popularity: 4% [?]

Şampiyon Simge

Posted by freelance On Ocak - 11 - 2010

Kırklarelili milli güreşçi Simge Yılmaz Türkiye Şampiyonu oldu. 9-10 Ocak 2010 tarihleri arasında Burdur’da yapılan Büyük Bayanlar Serbest Güreş Türkiye Şampiyonası’na ilimizi temsilen katılan bayan güreşçimiz Simge Yılmaz 72 kiloda şampiyonluğu kucakladı.

15 spor kulübünden 55 bayan güreşçinin katıldığı Büyük Bayanlar Serbest Güreş Türkiye Şampiyonası geride bıraktığımız haftasonu Burdur’da yapıldı. İki gün süren mücadeleler sonucunda 72 kiloda Kırklareli’yi temsil eden Simge Yılmaz şampiyon oldu. Şampiyonada il klasman listesinde birinciliği Edirne Trakya Birlik alırken, Yalova Erdoğan Geçnlik Spor Kulübü ikinci, İstanbul Avıclar Spor Kulübü üçüncü oldu. Turnuvaya evinde katılan Burdur Emniyet Spor Kulübü ise dördüncü sırada yer aldı.

Popularity: 6% [?]

Kuyu Suyu Paralı Olacak

Posted by freelance On Ocak - 11 - 2010

Kırklareli İl Genel Meclisi, Türkiye’de bir ilke imza atarak kuyulara sayaç takılmasına karar verdi. Alınan karara göre Kırklareli’de yer altı kuyularına sayaç takılarak buralardan alınan sular faturaya bağlanacak.

Ocak ayının son toplantısında kuyulara sayaç takılması kararı alan Kırklareli İl Genel Meclisi, böylece yer altı sularından ücret almak üzere çalışmalara başlamış oldu. ‘Suyun Ticari İşletmenin İhtiyacı Dışında Kalan Kısmının Ücretlendirilmesi ile İlgili Tarifeler Yönetmeliği’ ve ‘Yer Altı Kuyu Sayacı ve Sıhhi Tesisatı Uygulama Esasları Yönetmeliği’ hakkında hazırlanan rapor doğrultusunda alınan karar Türkiye’de bir ilk.

Halihazırda Devlet Su İşleri Kırklareli İl Müdürlüğü’ne kayıtlı olan 68 kuyu ile birlikte ilde henüz kayıt altında olmayan diğer kuyulara da Kırklareli İl Özel İdaresince sayaç takılacak. Şehir merkezindeki kuyuların kapsam dışında tutulacağı belirtilirken sondajla açılan yer altı kuyuları ise sayaçtan muaf olamayacak.

40lareli.com/freelance

Popularity: 5% [?]