Özlemiştim, bir zarfın ön kapağına yazı yazmasını; Şimdi ise eski hallerim geldi aklıma. Evde ne kadar yazı ve eski anılarımı bulduysam bir çekmeceye doldurdum. Yaşım yirmi iki idi. Ama anılarım ve yazılarımı, bir çekmece almıyordu.
Şimdi dönüp arkama baktığım da o kadar çok anılarımı, hatırlıyorum ki; O kadar mutlu oluyorum ki; Ama üzüldüğüm bir konuda yok değil hani tarihlerini atmayı unutmuşum yazılarımın çoğuna… Hatırlamakta zorluk çekiyorum. Ama olsun, tarihini hatırlamasam da, birçok hatıram dün gibi aklımda…
Ama bundan sonra mutlaka her yakaladığımda yazacağım kâğıtların köşesine tarih atmayı unutmayacağım…
Mektup zarfının üzerine yazmak çok güzel bir duygu. Ama benim zarfım beyaz değil.. Resmi posta zarfı. Biraz grimsi bir zarf. Zaten beyaz rengi pek sevmem. Gözümü alıp ta çirkin yazımı alenen gözler önüne sermesin diye.
Zarfa yazmanın mutluluğu ayrıda, bir de benim gibi kötü yazınız varsa. Bir sürü zarf kullanmak zorunda kalacaksınız. İşte bitti bile ikinci zarfım. Ama olsun bulayım bir tane daha işte buldum! Herkese her şeyi yazabileceğiniz bir zarf…
Yolladığım mektupların, hiç birinin içine beyaz kâğıt koymadım. Hep yazmak isteklerimi, hep söylemek istediklerimi sevgiliye bu zarfın üstüne yazdım. İnce ince işledim sözcüklerimi…
Kimsenin okumasından korkmadım çünkü. Ben seversem alenen severim dedim. Herkes görsün diye zarfın üstüne yazdım ”SEVGİLİ MEKTUPLARINI”… Belki benim yaptığım yanlıştı ama. Hiç bir zaman sevgimi, sevgiliye söylemekten korkmadım. Alenen yazdım, sevgilinin gözlerini, gri ve sarı karışımı ”resmi zarflarımın üstüne”…
Siz hiç denediniz mi? Mektup zarfının üstüne mektup yazıp vermek postaya. Belki çılgınlık bu diyeceksiniz.
Evet gizlemek için değil…
Söylemek için kullandım ”MEKTUP ZARFLARINI”…
Götüren postacı, sevgilimden önce okudu mektubumu…
Duygularımı, mektup zarfına gizlemek yerine, onun üstüne yazdım…
Bazen sevgili sitem ederdi.
Yapıştırdığım pullar, yazdıklarımı söküyor diye. Ben diğer ”ZARFIMDA” sen tamamla gerisini derdim.
Yazdığım zarfın üstünde ”SENİ”…
Noktalı yer pullarla birlikte yırtılmış, tamamlamak zor olamamıştır sevgili için ama gene de düşünceler sarmıştır sevgiliyi…
Zarflarım bitti, sakladığım müspetteler ile devam ediyorum. Bugün eve gelirken alacaktım. Unutkanlık işte. Olsun yarın telafi ederim artık.
Evet…
Siz ne dersiniz bir zarfın içine bir beyaz kâğıtla değil de zarfın üzerine yazarak, göndermeyi mektubu sevgilinize…
Çokta güzel olur…
Sevgilinize söylemekten korktuğunuz her şeyi bir postacıyla paylaşarak yolluyorsunuz ”ZARFINIZI”…
Herkes biliyor sizin aşkınızı…
Uzak sevgilinin özlemini, kavuşmaktaki heyecanınızı paylaşıyorsunuz, herkesle…
Sevgilinize ulaştırmak, ”ZARFINIZI” eline alan herkes biliyor sevgiliyi…
Korkmayın duygularınızı bir zarfa yazıp göndermeye…
Hani bir yazımda demiştim ya; kaleminizi kapatmayı unutmayın kurumasın yarın yine lazım olacak. Ne duruyorsunuz açın kalemin kapağınızı… Benim gibi yazınız çirkinse birçok zarf karalamak zorunda olacaksınız ama olsun…
Gene de değer sevgiliye…
Hele de ilk kez yazıyor olacaksınız mektup sevgiliye. Birçok kez zarf olacaksınız. Çünkü sevgiliye karalanmış mektubu gönderemeyeceksiniz.
Ama bence sizin yazınıza değil, karalamanıza değil, kelimelerinizdeki duygularınıza önem verecektir.
Buyurun kalem sizde…
NOT:” Zarfınız yoksa, sizin için olabilirim yazacaksanız, ”ZARFIN” üstüne…
Popularity: 8% [?]