Okuma yazma oranının ve öğrenim seviyesinin yüksekliği ile övündüğümüz bir ilde yaşıyoruz. Peki bu eğitimli insanlar topluluğunun üyeleri arasında medeniyetin baş göstergelerinden olan çevre temizliğini umursamayanların sayısı neden bu kadar çok? Caddelerde, sokaklarda kaldırım kenarları çöp içerisinde. Yerlere tüküren tükürene. Bu durum, çevreye olan duyarlılığın okulda kazanılamadığına işaret ediyor olsa gerek.
Kırklareli’de çevre bilinci konusundaki eksikliğin tek sorumlusu okullarımız mıdır? Elbette hayır. Bu konudaki en önemli sorumluların anne babalar olduğunu itiraf etmeliyiz. Beni bu itirafa önceki gün yarım saat ara ile şahit olduğum iki olay sevk etti aslında. İlköğretim çağına yeni girmiş olduğunu tahmin ettiğim bir kızla annesiydi ilk olayın özneleri. Annesinin yanında yürümekte olan küçük kız, yalnızca birkaç metre ileride kocaman bir çöp konteynırı olmasına rağmen elindeki meyve suyu kutusunu kaldırıma fırlatıverdi. Ben, olaya şahit olan annesinden bir tepki beklerken bu genç kadın da avcunun içindeki kağıt mendili caddenin ortasına bırakmaz mı! Şu halde armut dibine düşmeyecek de ne olacak?
Çevre düşmanı anne kızı gördükten yaklaşık yarım saat sonra şehrimizin simgesi olan İstasyon Caddesi’nde ilerlediğim sırada bu kez üniversite çağındaki iki delikanlı arasındaki çevre tartışmasına şahitlik ettim. Bu gençlerden biri yediği cipslerin paketini yolun orta yerine atınca yanındaki arkadaşı kendisine ‘Sen ne biçim adamsın ya’ diyerek yerdeki paketi alıp hemen oracıktaki çöp kutusuna bıraktı. Çöpü yere atanın tepkisi ne olsa beğenirsiniz? Kendisi, utanmak bir yana çöpü yerden alan arkadaşına sert biçimde çıkışıp, ‘Başımıza çevreci kesildin. Niye dönüp alıyorsun benim attığım şeyi. Uyuz musun nesin?’ deyiverdi. Şimdi bu iki genç muhtemelen okulda aynı sıraları paylaşıp, aynı öğretmenlerin elinden geçti. Bu durumda aralarındaki anlayış farkının tek sebebi ailelerinden aldıkları terbiye değil de nedir?
Çocuklarına çevre bilinci aşılamaktan aciz ebeveynlerin dünyamıza ve topluma verdikleri zararı düşündükçe, bu tür insanların bir Avrupa şehri olan güzel Kırklarelimizde de yaşıyor olmalarından utanç duyuyorum. Bu utancı paylaşan duyarlı hemşerilerimden de yere çöp atan atan herkesi, özellikle de ailesinden gerekli eğitimi almamış küçük çocukları uygun bir dille uyarmalarını rica ediyorum. Unutmayalım ki ‘Çocuktur yapar’ diyerek geçiştirmek, çevre bilincinden yoksun nesillerin yetişmesinde vebal sahibi olmak anlamına gelecektir.
Popularity: 7% [?]
