Kırklareli Haberleri için yeni adresiniz! – www.40lareli.com

Kırklareli Haberleri için yeni adresiniz!

ÖĞLE VAKTININ SESSIZ ACISI

Posted by zdinckol On Ağustos - 8 - 2009

tenzileBazen çaresiz kalırsınız, söylenebilecek tek sözünüz bile karşı tarafa yoktur. Kaşlarınız düşer, konuşmakta zorlanırsınız, sanki tüm dünya başına yıkılmış gibi umutsuz gözlerle bakınır, kendinize içten içe moral vermeye çalışırsınız. Kısacası kendinizi kandıra kandıra bir hal olursunuz.

Öğle sıcağını kendini göstermeye başlamışken güneşe sırtımızı dönüp gözlerindeki umutsuzluktan konuşmaya başlıyoruz arkadaşımla. Sanki ömründe çok büyük bir kayıp yaşamış, bir daha hiçbir şey düzelmeyecek şekilde konuşurken arkadaşım gözlerindeki sabrın ifadesinin, beklemek üzere olduğunu görüyorum. Anlatıyor yaşadıklarını, yorula yorula bazen dalıp gidiyor bir noktaya, bazen de ısrarla gözlerini kaçırarak anlatıyor. Sözcüklerin birleşimin de hep aynı sonuç çıkıyor. Yorucu bir aşktan kendini soyutlamaya çalışırken, aslında çok acı çekerek hatta imkânsız olduğunu bilerek ama bile bile kendini bu sulara bırakan arkadaşımın yaşadıklarını tarif etmekte zorlanırken, bir o kadar da teselli edemiyorum. Aylar önce sevdiğim bir yazar’ Sevdikleriniz büyük yıkıntılar, gözyaşları, acılar atlatıyorsa sessiz sessiz oturmak lazım yanlarında, sadece bakmak lazım gözlerine. Tesellisi sözcükleri işe yaramaz çünkü bir şeyleri kaybeden insanların yaşadıklarını fırtınalarda’ diye kaleme dökmüştü. Bu satırları okurken ‘Umarım kimse yaşamaz da sessiz sessiz oturulmaz yanında ‘demiştim. Demiştim ama insanın başına gelince, karşında yüreği pır pır eden biri olunca ne sessiz sessiz oturabiliyorsunuz ne de konuşabiliyorsunuz.

Güneşin sıcağından çok anlattıklarının rüzgârı etkiliyor, doğru kelimeleri seçmek için kendimce savaş veriyordum. Böyle anlarda küçük bir kelime hatası karşındakinin hayatını nasıl değiştirir, nasıl senaryolar kurulur oynanır ve hemen dengeler değişir, düşünceler alt üst olurken tek bir kelimenin bu kadar hüzünlü bakan arkadaşımın daha dibe vurmaması için susuyor, ben sustukça o konuşuyor, konuştukça onay bekleyen gözlerle bana bakıyordu. Artık bir şey söyle der gibi baktı: “Ee hayırlısı hayata kaldığın yerden devam etmek zorundasın, topla kendini, neler var önünde yaşanacak’ dedim. (En sinir bozucu teselli olduğunun farkına olarak ama başka teselli olmadığının bilinciyle çıktı sözcükler ağzımdan). Gülümsedi, gözlerimin içine bakarak onay verdi. “Haklısın” dedi. Vedalaştım, değişen pek bir şey olmadan, işimize geri döndük.

Yapılacak işlerin telaşında sanıyorum erteledi imkânsız olan duygusu, kala kaldı yalnızlığıyla, kelimelerini tüketmiş olmanın telaşıyla beklemekten vazgeçtiğini anlatan bir mesaj düştü telefonuma. Mesajı geldiği dakikalarda gün bitmiş, konuştuklarımız öğlende kalmış sevdiğim bir aktörün filmini izliyordum. Film mutlu sonla bitiyordu ama arkadaşım yeni bir duygu için kendine mutlu son arıyordu. Gülümsedim, filmin bitiminde kendi mutlu sonlarımla, mutsuz sonların telaşındaki kendimi ve sevdiklerimi düşündüm. Keşke tüm sonlar mutlu sonlar bitse diye aklımdan geçirdim. “Mutsuz sonlar olmasa mutlu olanların değeri nasıl bilinir ki” dedi, içimden bir ses.

Tüm filmler, tüm yaşanmışlıklar mutlu gülen gözler bıraksın istiyorum. Bu kadar olumsuz yaşamlara, acılara rağmen birileri mutlu sonlar yaşıyor mu çok merak ediyorum… Iyi haftalar.

tenzileyorulmaz@gazetetrakya.com

Popularity: 3% [?]

Leave a Reply